
Tereke

Saklı Pay
A. Genel Olarak
Tenkis, indirim, azaltma anlamındadır. Yasal mırasçılar açısından yasal miras payları bulunmaktadır. Kanun koyucu bu kişilerin miras paylarını söylemektedir ve paylar önceden bellidir.
Buna ilaveten ikinci aşamada hukuk sistemimizde sadece yasal mirasçılık yoktur. Aynı zamanda miras bırakana ölümünden sonrada söz hakkı tanımaktadır. Yani mirasbırakana dilerse ölüme bağlı tasarruf adını vereceğimiz şekli anlamda kendisine hak tanıdıgı irade beyanına dayalı haklar sunmaktadır.
Mirasbırakanın yasal mirasçıları olsada, mirasbırakan her zaman saklı paylı mirasçılarınn haklarını çiğnememek kaydıyla, ölüme bağlı tasarruf hakkı bulunmaktadır.
Bir kişinin yasal mirasçıları varsa ve ölüme bağlı tasarrufta söz konusuysa, bunların ikisini de bi arada götürebilmenin yolu, bunlar içerisinde zorunlu mirasçı olarak görülen mirasçıların içerisindeki saklı paylı mirasçıları belirlemektir. Bu kişiler sadece altsoy ve eş olabilmektedir. Altsoyda evlatlık da yer almaktadır. Saklı paylı mirasçılıkta kardeşler 2007 yılından itibaren kapsam dışındadırlar.
Saklı paylı yasal mirasçılar, yasal mirasçılara göre belirlenmektedir. Birinci zümrede bulunan kişiler varken diğer alt zümrelerde ki saklı paylara geçilememektedir. Tıpkı yasal mirasçılık nasıl belirleniyorsa, saklı payda ona göre hesaplanmaktadır.
Saklı paylı mirasçılar kanun nazarında haklarını almadan ölüme bağlı tasarruf yapılamamaktadır. Saklı paylı mirasçıların saklı pay oranları teslim edildikten sonra mirasbırakan kalan kısımda serbestçe tasarruf edebilecektir.
Bazı durumlarda mirasbırakan öyle ölüme bağlı tasarruflar gerçekleştirir ki bu yapmış olduğu tasarruflarla saklı paylı mirasçıların saklı paylarını ihlal eder ve bu doğrultuda tenkis dediğimiz durum önem kazanır.
Tenkise saklı payların ihlal edilmesi durumunda gidilidir ve bu doğrultuda tenkis davası açılmaktadır.
A. Tasarruf edilebilir kısım
I. Kapsamı
Madde 505
“Mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan miras bırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir.
Bu mirasçılardan hiç biri yoksa, mirasbırakan mirasının tamamında tasarruf edebilir”
Burada tasarruf özgürlüğü düzenlenmektedir. 2007 yılından itibaren kardeş saklı pay hakkına sahip değildir.
Saklı payla ilgili en önemli özellik, saklı paylı mirasçı mirasını almak zorundadır. Bir başka ifadeyle, saklı paylı mirasçı saklı payını alma hakkına sahiptir. Bu mirasbırakanın saklı payı ihlal edecek tasarrufta bulunmasına engel değildir. Mirasbırakan bu şekilde saklı payı ihlal edecek bir tasarruf yapmış olabilmektedir. Kanun, saklı paylı mirasçıya sahibi olduğu saklı pay oranı terekede ne kadar bir orana tekabül ediyorsa o değeri alma hakkı vermektedir.
· Mirasbırakanın borçları,
· Cenaze giderleri,
· Terekenin mühürlenmesi ve yazım giderleri,
· Bakılan kimselerin 3 aylık geçim giderleri,
Bu giderler terekeden indirilmesi gereken gider kalemleridir. Bu giderlere bakarken bu borçların geçerli bir borç olup olmadığına bakılarak ve terekeden karşılanıp karşılanmadığına dikkat etmek gerekmektedir.
Bununla birlikte terekeye eklenecek değerler de vardır (örn. ev, araba.) bunlar aktiflerdir. Terekenin aktif kısmında her türlü parasal değeri olan şey bu bakımdan aktif değerdedir ve bunlar toplanmaktadır. Bununla beraber terekeye eklenecek değerler MK m.508-509’da düzenlenmektedır.
Sağlararası karşılıksız kazandırmalar
Madde 508
“Mirasbırakanın sağlararası karşılıksız kazandırmaları, tenkise tâbi oldukları ölçüde, tasarruf edilebilir kısmın hesabında terekeye eklenir.”
Kural olarak bu maddede, mırasbırakanın sağlararası (ölüme bağlı degil) tenkise ve mirasta iade dediğimiz denkleştirmeye tabi kazandırmalardır. Demek ki terekeye eklenecek birinci kalem mirasbırakanın tenkise tabi olan sağlararası karşılıksız kazandırmaları, ikinci olarak da denkleştirmeye tabi olan değerlerdir.
Sağlararası kazandırma dediğimiz şey aslında mirasbırakanın hayatta iken yaptığı tasarruflardır. Bu anlamda mirasbırakanın sağlığında yapmış olduğu her şeyi tespit etmek ve bunları daha sonra terekeye ekleyebilmek çok da mantıklı ve kolay bir şey değildir, hatta imkansızdır.
B. Tenkis Davası
Dikkat edilecek nokta, tenkisin kendiliğinden olmadığıdır. Saklı paylı mirasçının, saklı payını talep etmesi gerekmektedir dolayısıyla saklı paylı mirasçı tenkis davası açmalıdır. Tenkis davasının davacısı saklı payı ihlal edilen mirasçı ve saklı paylı mirasçının alacaklılarıdır. Birden fazla saklı paylı mirasçı olabilmektedir ancak her bir saklı paylı mirasçı kendi başına hareket etmek durumundadır ya da hepsi bir araya gelerek tenkis davası açabilmektedir. Tek bir kişi dava açıyorsa kendi saklı payının kendisine verilmesi için dava açıyor demektir ve bu diğerlerine sirayet etmemektedir.
Saklı paylı mirasçı, tenkis davasını açtıktan sonra ölmüşse davaya mirasçıları devam edebilmektedir. Yargıtay, saklı paylı mirasçı öldükten sonra da mirasçılarının tenkis davası açabileceğini kabul etmiştir.
Saklı paylı mirasçının tenkis davası açmaması için çeşitli sebepleri olabilmektedir. Kişi, mirasbırakanın yapmış olduğu ölüme bağlı tasarrufa saygı duyuyor olabilir. Aynı zamanda saklı paylı mirasçının alacaklılarının devreye girmesi de söz konusu olabilmektedir. Saklı paylı mirasçı borca batık durumdaysa alacağı para alacaklılara gidecektir. Hal böyle olunca kanun koyucu alacaklılara da tenkis davası açma hakkı tanımıştır. Alacaklıların dava hakkı MK.m.562’de düzenlenmiştir. Maddeye göre, mirasbırakan, tasarruf edebileceği kısmı aştığında saklı payı zedelenen mirasçı, iflâsı hâlinde iflâs dairesinin veya mirasın geçtiği tarihte kendisine karşı ellerinde ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklıların ihtarına rağmen tenkis davası açmazsa, iflâs idaresi veya bu alacaklılar, alacaklarının elde edilmesi için gerekli olan oranda ve mirasçıya tanınan süre içinde tenkis davası açabilirler. Dolayısıyla temel şart, öncelikle ellerinde bir aciz belgesi ve iflas masasının kararı olmalıdır. İkinci olarak, saklı paylı mirasçının tenkis talebine bulunmaması gerekir. Üçüncü olarak, saklı paylı mirasçıya tenkis davası açması ihtar edilmelidir. Saklı paylı mirasçı buna rağmen de dava açmıyorsa, alacaklılar açabilmektedir.
Tenkis davasının davalısı konusunda ise, ölüme bağlı tasarruf veya sağlar arası kazandırma kimin lehine yapılmışsa ona karşı açılmaktır. Bu kişi atanmış mirasçı olabileceği gibi lehine mal vasiyet edilmiş kişi olabilir, yasal mirasçı olabilir, saklı paylı mirasçılardan bir diğeri de olabilir. Önemli olan kişinin saklı payının ihlal edilmiş olmasıdır.
Lehine tasarrufta bulunulan kişi bunu üçüncü kişiye devrederse, iyi niyetli olup olmadığına göre sonuçlar değişmektedir. Eğer kişi almış olduğu şeyleri üçüncü kişiye iyiniyetli olarak temlik ederse bu takdirde üçüncü kişilere karşı tenkis davası açılamamaktadır. Görevli mahkeme, ölen kişinin son yerleşim yeri Asliye Hukuk mahkemesidir.
Tenkis davasının Süresi
Saklı paya ulaşmak için açılacak tenkis davasında öncelikli olarak dikkat edilecek şey, mirasbırakanın ölmesidir. Mirasbırakan hayattayken mirasçı tenkis talebinde bulunamaz. Çünkü kişinin miras hakkı henüz doğmamıştır.
MK.m.571 uyarınca “Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve herhâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer” hükmü yer almaktadır.
1 yıllık süre, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri, kendi saklı paylarının olduğunu ve saklı paylarının yapılmış olan tasarrufla zedelendiğini öğrenmeleri ile başlamaktadır. Öğrenmeme ihtimalinde de 10 yıllık süre vardır. Bunun için sürenin başlangıcı vasiyetin açıldığı gündür. Eğer ortada bir miras sözleşmesi varsa mirasbırakanın öldüğü günden itibaren başlamaktadır çünkü miras sözleşmesi, iki tarafın da bilgisi dahilindedir. Tenkis iddiası def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilmektedir.
Bununla birlikte uygulamada iptal davası ve tenkis davası terditli (kademeli) olarak açılabilmektedir. Yani mahkemeye ölüme bağlı tasarrufun iptali talebi ile başvurulur ve bu reddedilirse tenkis istenebilecektir. Öyle ki uygulamada ölüme bağlı tasarrufun iptali çok zordur.
C. Tenkise Tabi Tasarruflar
Genel kural mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruflarıyla sağlar arası bağışlamaları tenkise tabi olduğudur dolayısıyla ölüme bağlı tasarruflar ve sağlar arası kazandırmalar olmak üzere iki durum söz konusudur. Önce ölüme bağlı tasarruflar sonra sağlararası tasarruflar tenkis edilmektedir. Sağlararası işlemlerin tamamının tenkise tabi olması çok zordur. Bütün işlemlerin tenkise tabi olması değil, MK m.565 uyarınca düzenlenmiş hususlar tenkise tabidir.
Ölüme bağlı tasarrufların hepsi tenkise tabidir. Tek koşul yapılmış olan ölüme bağlı tasarrufun saklı payı ihlal etmesi gerekmektedir. Sağlar arası bağışlamalar kural olarak Miras Hukukunun dışındadır ancak, sağlar arası işlemlerin mirasbırakanın saklı paylı mirasçılarının saklı payını ihlal etme ihtimali olduğu için bazı sağlar arası tasarruflar da tenkise tabidir.
MK.m.565 “Buna göre, Aşağıdaki karşılıksız kazandırmalar, ölüme bağlı tasarruflar gibi tenkise tâbidir:
1. Mirasbırakanın, mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapmış olduğu sağlararası kazandırmalar, geri verilmemek kaydıyla altsoyuna malvarlığı devri veya borçtan kurtarma yoluyla yaptığı kazandırmalar ya da alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi,
2. Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi maksadıyla yapılan kazandırmalar,
3. Mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ve ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yapmış olduğu bağışlamalar,
4. Mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar.”
Denkleştirme de mirasbırakanın sağlığında yaptığı birtakım tasarrufların sonradan terekeye iade edilmesidir. O değerlerin terekeden hiç çıkmadığı varsayılır. MK.m.669’da düzenlenmiştir. Yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdürler. Mirasbırakanın çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek ya da bir malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak ve benzerleri gibi karşılık almaksızın altsoyuna yapmış olduğu kazandırmalar, aksi mirasbırakan tarafından açıkça belirtilmiş olmadıkça, denkleştirmeye tâbidir. Mirasta net tereke hesaplanırken bunlar artı değer olarak gösterilir. Dikkat edilecek şey, mirasbırakanın miras hissesine mahsuben verilen mallar genelde altsoyun lehine verilirler. Genellikle altsoyun evlenmesi, iş yeri açması veya borçtan kurtulması için verilmektedir. Buradaki karşılıksız kazandırmanın kural olarak denkleştirmeye tabi olması gerekirken, bu mirasçı herhangi bir sebeple mirasçı olamazsa, denkleştirme konusu olan bu değeri terekeye iade edememe ihtimali ortaya çıkarsa, bu sağlar arası tasarruflar tenkise tabi olmaktadır.
Bazen de mirasbırakan yaptığı tasarrufun denkleştirmeye tabi olmadığını açıkça belirtmiş olabilir. Denkleştirmeden kurtulan kazandırmalar MK m.565 f.1’e göre, tenkise tabi kazandırmalardır.
Tenkise tabi olan karşılıksız kazandırmaların ikincisi, miras haklarının ölümden önce tasfiyesi maksadıyla yapılan kazandırmalardır. Burada aslında ivazlı feragat sözleşmesi vardır. İvazlı feragat sözleşmesi ile mirasbırakan bir ivaz karşılığında mirasçının miras hakkından feragat etmesi sağlanır. Bu sözleşme yapılırken mirasbırakanın malvarlığından bir değer çıkmıştır (ivaz.) Bu çıkan payın da saklı payı ihlal etmesi durumunda tenkise gidilebilmektedir. MK.m.573’e göre mirasbırakan, mirastan feragat eden mirasçıya, sağlığında terekenin tasarruf edilebilir kısmını aşan edimlerde bulunmuşsa, diğer mirasçılar bunun tenkisini isteyebilirler. Bu durumda, mirastan feragat edenin sadece saklı payını aşan miktar tenkise tâbi olmaktadır.
Tenkis talebi kendisine iletilen mirasçının seçimlik hakkı bulunmaktadır. Seçimlik hakkı gereği ya tenkis edilen miktarı feragat sözleşmesi olmamışçasına geri verebilir ya da almış olduğu pay karşılığında tenkis sonucu saklı paylı mirasçılara ne kadar ödemesi gerekiyorsa ödemektedir.
Tenkise tabi olan karşılıksız kazandırmaların üçüncüsü, mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ve ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yapmış olduğu bağışlamalardır. Burada dikkat edilecek nokta bu bağışlamalar adet üzerine verilen hediyeler hariç tutulmasıdır. Burada kastedilen kişilerin doğum günleri, evlilik yıldönümleri gibi sebeplerle verilmiş olan alışılmış hediyelerdir.
Tenkise tabi olan karşılıksız kazandırmaların dördüncüsü, mirasbırakanın saklı pay kurallarını ortadan kaldırmak için yapılan bağışlamalardır. Mirasbırakanın saklı pay kuralını ihlal etmek için mi yaptığı ya da gerçekte böyle bir kastının olup olmadığı değerlendirilmelidir. Eğer mirasbırakanın bütün tasarrufları tek tek değerlendirilememektedir. Bu nedenle süre (1 yıl vs.) belirtilmiştir ancak mirasbırakanın gerçekte bu amaçla hareket ettiği ortadaysa genelde bu işlemlerde muvazaa söz konusu olmaktadır. Mirasbırakan saklı paylı mirasçıların paylarını azaltma gayesiyle hareket ediyorsa yapılmış olan işlemin tenkise tabidir. Önemli olan nokta, herhangi bir ivaz karşılığında bir sağlar arası işlem yapılmışsa burada tenkise yer yoktur.
Üçüncü kişi lehine yapılan sigortalar MK.m.567’de düzenlenmiştir ve bunlar da tenkise tabidir.
D. Tenkisin Hükmü
Tenkis, saklı paylı mirasçının saklı payını alabilmesi amacıyla yapılmaktadır. Dolayısıyla tenkisin en temel sonucu, saklı paylı mirasçının saklı payını almasıdır.
Tenkisin saklı paylı mirasçı tarafından talep edilmiş olması gerekmektedir. Ya dava açılarak bu talep edilmeli ya da açılmış olan bir davada bu ileri sürülmelidir. Mahkemenin verdiği bu tenkis kararı niteliği itibariyle yenilik doğuran bir haktır.
Kendisine tenkise tabi bir kazandırma yapılmış olan kimse iyi niyetliyse sadece mirasın geçmesi anında kazandırmadan elinde kalanı vermekle yükümlüdür. İyi niyetli değilse iyi niyetli olmayan zilyedin geri verme borcuna ilişkin hükümler burada da uygulanacaktır.
Miras sözleşmesiyle elde ettiği kazandırma tenkise tabi tutulan kimse, bu kazandırma için mirasbırakana verdiği karşılığın tenkis oranında geri verilmesini isteyebilmektedir. Bazı miras sözleşmelerinde belli bir bedel karşılığında mirastan çıkarma hali söz konusudur. Mirastan çıkarma halinin ortadan kaldırılmasına karşılık verilmiş olan bedelin de iade edilmesi söz konusu olmaktadır.
MK.m.564 uyarınca lehine vasiyet yapılan kişinin tenkisle yükümlü bulunması halinde sahip olduğu seçimlik haklar düzenlenmiştir. Ortada eğer bir bölünmez mal vasiyeti varsa maddeye göre, değerinde azalma meydana gelmeksizin bölünmesine olanak bulunmayan belirli bir mal vasiyeti tenkise tâbi olursa, vasiyet alacaklısı, dilerse tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malın verilmesini, dilerse tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı isteyebilmektedir. Burada mal kendisinde kaldığı için ve mal tenkise tabi olduğu için ya malı doğrudan doğruya terekeye iade etmek durumunda kalacaktır ya da saklı paylı mirasçıların ne kadarlık bir ihlali varsa o ihlali kendisi karşılamak durumunda kalacaktır.
E. Tenkiste Usul ve Sıra
MK.m.570’te düzenlenmiştir. Tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar, önce ölüme bağlı tasarruflardan; bu yetmezse, en yeni tarihlisinden en eskisine doğru geriye gidilmek üzere sağlararası kazandırmalardan gerçekleştirilmektedir.
Kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan ölüme bağlı tasarruflar ve sağlararası kazandırmalar en son sırada tenkis edilmektedir dolayısıyla tenkise sıra dendiğinde, mirasbırakanın önce ölüme bağlı tasarrufları tenkis edilmektedir. Vasiyetname, miras sözleşmesi, mirasçı atama, mal vasiyeti vs. ilk önce bunlar tenkis edilmektedir çünkü bunlar henüz mirasbırakanın malvarlığından çıkmamıştır.
UYARI
Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı ÖzEr Avukatlık Bürosu’na aittir. Tüm içerik ve makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı ve zaman damgalıdır. Sitemizdeki içeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.




