Denetim
Genel Kurul Toplantıları
Denetim
Genel Kurul Toplantıları

Genel Kurul Kararlarının Geçersizliği

Genel kurul kararları bir takım eksikliklere maruz kalabilmektedir. Bu durumda da kararların geçersizliği/hükümsüzlüğü sorunu karşımıza çıkmaktadır. Geçersizlik hususunu üç temel başlıkta incelemek gerekmektedir;

1- Yokluk

Bir işlem için en ağır geçersizlik hali yokluktur. Butlanda esas olarak bir geçersizlik halidir ancak yoklukla butlan arasında farklılık bulunmaktadır. Yoklukta yani yok saydığımız bir işlemi, daha sonra geçerli sayma imkanımız bulunmamaktadır. Buna karşılık butlanla karşılaşılan bir işlemi örn. dürüstlük kuralı ile geçerli hale getirmek mümkündür. Yoklukla malul olan bir işlem varsa artık bunun geçerliliği sağlanamaz ve dürüstlük kuralı ile de geçerliliği ileri sürülememektedir.

Genel kurul eğer bir işlem yoklukla malulse, her zaman için bunun var olmadığını ve yok olduğunu ileri sürmek mümkündür. Buna karşılık kararların butlanla malul olduğu hallerde genel kurul kararına karşı uzunca bir süre susulmuşsa, sessiz kalınmışsa, bu kararlar geçerlilik kazanabilecektir. Yokluk ve butlan arasındaki en temel ayrım budur ve yok olan bir şey gerçerli sayılamamaktadır.

Bir genel kurul kararı yokluk durumunda şeklen bile olsa yapılmamış olmaktadır. Yok olan genel kurul kararlarına karşı sadece yokluğun tespiti davası açılabilmektedir.

2- Butlan

Butlan meselesinde ise yani batıl kararlara ilişkin TTK m.447 uyarınca düzenleme bulunmaktadır. Kanuna aykırı herhangi bir kararın genel kurulda alınması halinde bu kararlar batıl olacaktır. Kanunun emredici hükümlerine aykırılığı da kendi içerisinde iki başlıkta ele almaktayız;

  • Kanundaki bütün emredici hallerden bahsedilmemektedir. Burada bahsedilen kamu sağlığı, genel menfaatler ve ortakların menfaatini koryan menfaatlere aykırılık halinde bu kararların batıl olduğuna ilişkin durumlardır.
  • Diğer düzen hükümleri dediğimiz emredici düzenlemelere aykırılıkta ise söz konusu kararlar batıl değil, iptal yaptırımına tabi olmaktadır.

Buradaki problemlerden bir tanesi, genel kurul toplantı ya da çağrı usulünün yerine getirilmemiş ancak ilanın geçerli bir şekilde yapılması durumunda karar batıl mı yoksa iptal yaptırımına mı tabi olacağıdır meselesidir. Bu konuda iki farklı görüş bulumaktadır;

  • Özellikle bunların batıl kararlar olduğu, iptalin her zaman mümkün olduğu görüşü.
  • İptal yaptırımına tabi olduğu. Dolayısıyla iptal davasının açılmasına riayet edilerek iptalin talep edilmesi yönündeki görüş.

Kanaatimizce, bir pay sahibine gündem iletilmemişse ya da benzeri bir tavır sergilenmişse, bunların butlan sebebi olmadığı ve iptal sebebi olduğu düşüncesindeyiz.

3- İptal Edilebilirlik

İptal edilebilirlik, kanunun her zaman söylediği gibi kanuna, esas sözleşmeye, dürüstlük kurallarına aykırı kararların iptal edilebilir olduğu hususudur. İptal edilebilirlik kavramı geniş bir kavramdır, kanuna muhalif ancak düzen hükümlerine aykırılıktır. Buna karşılık kamu düzeni, ortakların menfaatine aykırı ise bunlar batıldır / butlandır.

Kanuna, esas sözleşmeye, afaki iyi niyet kurallarına aykırılık durumunda iptal nedenleri oluşmaktadır. Örn. genel kurul toplantısına aslında katılması yasak olan bir kişinin katılması durumunda genel kurul kararı da bu minvalde alınırsa, bu gibi haller doğrultusunda söz konusu genel kurul kararının iptal edilebileceğini söyleyebilmekteyiz.

Burada esasında işlettiğimiz kural etki kuralıdır. Etki kuralı şu anlama gelmektedir; genel kurul toplantısına katılmaması gereken bir kişi toplantıya katılır ve sonucun değişmesine etki ederse ve katılmasıyla birlikte sonucun farklılaşmasına neden olursa, bu durumda etki kuralı gereğince genel kurul kararı iptal edilmektedir.

Buna karşılık genel kurula katılmış, oylamaya katılmış ancak sonuç değişmemişse, bu durumda etki kuralı gereğince genel kurul kararı iptale tabi olmayacaktır. Bununla birlikte etki kuralını yorumlarken sadece oy olarakta düşünmemek gereklidir.

Esas sözlşemeye aykırılık, kanuna aykırılık gibi hususlar anlaşılabilir durumlardır. Ancak üzerinde durulması gereken sıkıntılı mesele, dürüstlük kurallarına aykırı davranmamak meselesidir. Bunun kime, neye göre değerlendirileceği somut olay nezdinde tespit edilmesi gerekmektedir.

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı ÖzEr Avukatlık Bürosu’na aittir. Tüm içerik ve makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı ve zaman damgalıdır. Sitemizdeki içeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.