
Genel Kurul Kararlarının Geçersizliği

Genel Kurul Toplantısına Katılmaya Yetkili Olanlar
A- Genel Olarak
Genel kurul şirketin esas kararlarını alan kuruldur. Şirket politikalarını belirleyen, esas sözleşmeyi değiştiren, yönetim kurulunu seçen ve şirkete ait temel kararları alabilen kuruldur. Genel kurul pay sahiplerinden oluşmaktadır ve Genel kurul toplantılarına katılmaya yetkili olanlar da pay sahipleridir.
Genel kurul kararları genel kurul toplantılarında oluşturulmaktadır. Toplantı, müzakere anlamına gelmektedir ve mutlaka genel kurulda toplantı yapılmalıdır. Elden dolaştırma ile karar alınması yönetim kurulllarında olduğu gibi mümkün değildir. Uygulamada ise özellikle aile şirketlerinde, sanki bir toplantı yapılıyormuş gibi esasında elden dolaştırma yapılmaktadır. Ancak bunun haricinde kural olarak teoride mutlaka genel kurul toplantıları yapılmalıdır.
Anonim şirket genel kurul toplantıları kanun sistematiğimizde farklı başlıklar altında ele alınmaktadır. Bunlardan bir tanesi klasik genel kurul toplantılarıdır. Burada belirli bir mekanda genel kurul toplantıları icra edilmektedir. Bu da genel olarak şirket merkezinin bulunduğu yer olmaktadır.
Buna karşılık bir diğer toplantı türü de elektronik ortamda yapılan genel kurul toplantılarıdır. Elektronik ortamdaki genel kurul toplantıları kural olarak ikili bir yaklaşımla ele alınmaktadır ve bununla ilgili olarak TTK m.1527’de düzenleme bulunmaktadır. Bu yaklaşımlar;
- Payları borsada işlem gören anonim şirketler zorunlu olarak elektronik ortamda genel kurul toplantısı yapmalıdır. Bu nedenle bu şirketler, MKK (merkezi kayıt kuruluşu) alt yapısını kullanmaktadırlar.
- Payları borsada işlem göremeyen diğer şirketler ise elektronik ortamda genel kurul toplantısı yapmak için ilgili esas sözleşmelerinin buna uygun olması gerekmektedir. Buna ilavaten elektronik ortamda genel kurul yapmaya elverişli bir sistemin kurulması gerekmektedir.
Elektronik ortamdaki genel kurul toplantılarında esasında karma bir sistem vardır. Bunun anlamı, fiziki gerçek anlamda genel kurul toplantısı olmalıdır ve buna ilaveten ayrıca sanal ortamda da elektronik ortam yaratılmalıdır. Her iki durumun bir arada olması zorunludur. Sadece sanal ortamda yapılan toplantılar geçerli değildir.
Elektronik ortamdaki toplantılar genel olarak çok maliyetli oldukları için küçük şirketler açısından uygun nitelik taşımamaktadırlar. Uygulamada yüksek maliyetler olduğu gibi ek prosedürlerin doğması sebebiyle de çok stabil noktada değildir. Bu bağlamda yine TTK m.1527 uyarınca, şirket internet sitesinin ve alt yapılarının bu doğrultuda hazırlanması gerekmektedir.
B- Genel Kurulun Toplanması
Genel kurul toplantıları ikiye ayrılmaktadır;
- Olağan genel kurul toplantıları,
- Olağanüstü genel kurul toplantıları.
Kural olarak genel kurulun toplanması olağan şekilde olmaktadır. Genel kurul sürekli toplanan bir organ değildir. TTK m.409 uyarınca genel kurul, faaliyet dönemi içinde 3 ay içerisinde yapılmalıdır. Örn. 2021 yılının genel kurul toplantıları, 2021 yılının Mart ayının sonuna kadar yapılmalıdır.
Genel kurul toplantılarının bu sürede yapılmaması durumunda ise bir yaptırım yoktur. Uygulamada bazı şirketlerde genel kurullar 3-4 yılda bir yapılmaktadır. Bu durum neticesinde doğrudan doğruya bir yaptırım bağlanmamıştır ancak bu durum, YK üyelerinin sorumluluğuna yol açabilmektedir.
Yine aynı şekilde olağan genel kurul toplantılarının yapılmaması durumunda azınlık harekete geçerek, YK’dan olağan genel kurul toplantısı yapılmasını talep edebilmektedir. Azınlığın bu talebine olumsuz yanıt verilmesi ya da 7 gün içerisinde cevap verilmemesi durumunda, azınlık mahkemeye başvurarak genel kurulu toplantıya TTK m.411 ve 412 uyarınca çağırabilmektedir. Bu maddelerde söz konusu genel kurul çağrısının olağan mı yoksa olağanüstü genel kurul toplantısı için olacağı belirtilmemiştir. Kanaatimizce her iki toplantı içinde bunun olabileceği düşüncesindeyiz.
Olağanüstü genel kurul toplantılarında acil hallerde ya da görüşülmesi istenen konularla ilgili olarak özel gündemle yapılmaktadır. Olağan ve olağanüstü genel kurulların ayrıldığı nokta gündemleridir.
Genel kurul toplantılarına ilişkin olarak TTK m.409 uyarınca “Bu toplantılarda organların seçimine, finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, kârın kullanım şekline, dağıtılacak kâr ve kazanç paylarının oranlarının belirlenmesine, yönetim kurulu üyelerinin ibraları ile faaliyet dönemini ilgilendiren ve gerekli görülen diğer konulara… “ hükmü yer almaktadır. Bağımsız denetçinin seçimine ilişkin madde, olağan genel kurul toplantısında değişmeyen gündem maddelerinden birisidir.
Tipik bir olağan genel kurul toplantısı şu şekilde seyretmektedir;
- Toplantının açılması,
- Divan başkanının seçilmesi,
- YK’nın faaliyet raporunun okunması,
- Finansal tabloların müzakere edilmesi,
- YK’nın seçilmesi ve ibrası,
- Varsa bağımsız denetçinin seçimi,
- YK’ya rekabet yasağına izin verilmesi,
- Dilekler, temenniler.
Olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarını birbirinden ayırt eden şey gündemdir. Olağanüstü genel kurul, gerektirici haller neyse sadece onunla ilgili toplanmaktadır. Örn. konu şirketin borca batık olup olmaması ise bu durum tespit edilir ve müzakere edilmektedir. Olağanüstü genel kurul toplantılarında dilek temenni, YK seçimi gibi rutin gündem maddeleri olmamaktadır ve direkt gündeme geçilmektedir.
Bazı küçük şirketlerde olağanüstü genel kurul istisnalar dışında pek yapılmamaktadır. Öyle ki çoğu şirketin genel kurulları 3-4 yılda bir yapılmaktadır ve uygulama açısından bunun çok yadırganmaması gerekmektedir.
C- Çağrı
Genel kurul toplantıları için mutlaka çağrı yapılmalıdır. Çağrı için ilgili genel kurul toplantısının olağan ya da olağanüstü olmasının bir farkı bulunmamaktadır. Çağrı yapılmamasının istisnaları da vardır ve bunlar çağrısız genel kurullardır.
Eğer bütün pay sahipleri toplantıda bulunuyorlarsa ve herhangi bir çağrı merasiminin olmadığını düşünüyorlarsa, bu durumda çağrısız genel kurul toplantıları yapılabilmektedir.
Çağrısız genel kuruldaki usullerle, çağrılı genel kurul toplantılarında ki usüller aynıdır. Örn. toplantıda bir bakanlık temsilcisi bulunması gerekiyorsa, mutlaka onun da orada olması gerekmektedir. Aksi taktirde bu toplantılar geçerli olmamaktadır.
TTK m.416/1 uyarınca “Bütün payların sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabilir ve bu toplantı nisabı varolduğu sürece karar alabilirler “ hükmü yer almaktadır.
Çağrısız genel kurullar daha ziyade küçük şirketlerde uygulama alanı bulmaktadır. Burada bulunan herkes ilgili duruma muvafakat ettiği için çağrısız genel kurul toplantıları yapılabilmektedir. Haliyle de çağrı merasimine gerek kalmamaktadır. Buna karşılık genel kurul toplantılarının yapılabilmesi için gerekli olan diğer merasimlerin de burada yapılması gerekmektedir. Örn. pay sahiplerinin şirket bilgi belge talep, bilançolarını inceleme hakları, söz alma, toplantıyı erteleme hakları gibi esaslar burada da geçerlidir.
Bu noktada TTK m.416 ile ilgili bir tartışma daha vardır. Bu madde uyarınca “toplantı nisabı var olduğu sürece” karar alabilirler denilmektedir. Bu noktada iki farklı görüş bulunmaktadır;
- Genel Kurul kararlının tamamen geçersiz sayılması gerektiğini savunan görüş,
- Daha sonra alınan kararların geçersiz mi olacağı görüşü.
Bu noktada kanaatimizce, %100 katılıma kadar olan kararların geçerli olduğu düşüncesindeyiz. Bunun sebebi, her kararın diğerinden bağımsız oluşudur ve toplantı nisabı bozulduktan sonraki kararlar geçerli olmayacaktır.
Çağrı önemli bir konudur ve genel kurula katılacak olan tüm pay sahipleri toplantıya davet edilmelidir. İlgili genel kurulda belirli üyeleri çağırmadan karar almak mümkün değildir ve bu yüzden çağrı merasimi TTK uyarınca özel olarak düzenlenmektedir. Çağrı merasimleri TTK m.410 vd. maddeleri uyarınca düzenlenmektedir ve çok sayıda madde de toplantıya ilişkin çağrı merasimleri, farklı maddeler ışığında düzenlenmektedir.
1- Çağrıyı Kimler Yapabilir
TTK m.410/1 uyarınca “Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da, görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırabilirler “ hükmü yer almaktadır.
Bu yetkili ve görevli kısmına iflas masasını da ekleyebilmekteyiz. Eğer bir şirkete kayyım atanmışsa TTK m.411 ve 412 uyarınca kayyım, genel kurul toplantılarını yapmaya görevli ya da yetkili kimse olmaktadır.
Kural olarak çağrıyı yapabilecek olan kişiler şu şekildedir;
- YK üyelerininin genel kurulu toplantıya çağırması,
- Tasfiye memurları,
- İflas masası,
- Kayyım.
Bu kişiler görevleri ve yetkileri gereğince kural olarak, üyeleri toplantıya çağırmaya yetkili olan kişilerdir.
Madde metninde “görev süresi dolmuş olsa bile” denilmektedir ve hükmün yorumlanması gerektiği düşüncesindeyiz. Yargıtay, yönetim kurulunun görev süresi sona ermiş olsa bile genel kurul toplantısına çağırma yetkisinin olduğunu ve yapılan genel kurul toplantısının geçerli olduğunu belirtmektedir. Kanatimizce de bu son derece isabetli bir karardır çünkü şirkette ki tüm meselelerin çözüm noktası genel kuruldur. Bu nedenle genel kurul, süresi sona ermiş olsa bile YK tarafından toplantıya davet edilebilmelidir.
Bir diğer tartışmalı konu, bir şirketin genel kurul kararı iptal edilirse ve YK seçimi de geçersiz olursa, bu durumda ne olacağı konusudur. Bu durumda iptal edilen genel kurul dolayısıyla görevleri düşen bu YK üyelerinin de genel kurulu toplantıya çağırabileceği düşüncesindeyiz. Bu durum esas olarak görev süresi dolan YK üyelerinin durumu ile benzerdir ve bu kişilerin de genel kurulu toplantıya çağırması mümkündür. Şayet bu olmazsa bir pay sahibi mahkeme aracılığıyla genel kurulu toplantıya çağırabilmektedir. Dayanak olarak bu doğrultuda temellendirmenin mümkün olduğu görüşünü taşımaktayız. Bu bağlamda da TTK m.410/2 uyarınca “Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir “ hükmü yer almaktadır.
Özetle tek bir pay sahibi bile mahkeme marifetiyle genel kurulu toplantıya çağırabiliyorsa, genel kurulun seçmiş olduğu ve iptal edilmişte olsa bir yönetim kurulu da elbette ki genel kurulu toplantıya çağırabilmelidir.
Azınlıkta genel kurulu toplantıya çağırabilmektedir. Azınlık dediğimiz grup sermayesinin en az %10’una, halka açık anonim şirketlerde ise en az %5’ine denk gelen pay sahipleridir. Azınlık pay sahipleri de YK’ya toplantıya ilişkin bir talepte bulunabilmektedirler. Bu talebin reddedilmesi ya da 7 gün içerisinde reddedilmesi durumunda, TTK m.412 uyarınca azınlığın mahkemeye gitme hakkı da bulunmaktadır. Bu doğrultuda azınlık, mahkemeden genel kurul toplantısının yapılması için talepte bulunmaktadır.
2- Çağrının Yapılması
TTK m.414 uyarınca çağrının yapılması hususu düzenlenmektedir. Bu madde uyarınca toplantı günü belirtilecek şekilde en az 2 hafta önce çağrı yapılmalıdır. Söz konusu toplantı ilanlarının bu şekilde belirli bir süre öncesinde yapılması gerekmektedir. Çağrıya ilişkin;
- Ticaret sicili gazetesinde ilan ve bu ilanın gönderilmesi gerekmektedir.
- Esas sözleşmede bir başka gazetede yayıma ilişkin bir hüküm varsa bunun gözetilmelisi gerekmektedir.
- Şirketin internet sitesi varsa ya da internet sitesi açılması zorunluysa, mutlaka burada da ilan edilmelidir.
- Nama yazılı pay sahiplerinin adresi belirlidir ya da hamiline pay sahipleri de varsa bu kişiler paylarını bir başka kişiye tevdi etmiş olabilmektedirler. Adresi bilinen ortaklara iadeli taahhütlü mektupla genel kurul toplantı ve gündemi gönderilmelidir.
Esas olarak uygulamada bu sayılan hususların tamamı yapılmamaktadır. Çoğu zaman yapılan işlem sadece ticaret sicil gazetesinde bunu duyurmaktır. Uygulamada ilan edilen gazeteler çoğu zaman pay sahiplerine gönderilmemektedir. Burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta TTK m.1524/2 uyarınca internet sitesi ve ilan meselesidir. Burada genel kurul gündemi ve toplantı eğer internet sitesinde ilan edilmezse, bu madde uyarınca iptal riski ile karşı karşıya kalınabilmektedir.
D- Gündem
TTK m.413/1 uyarınca gündemi çağıran taraf belirlemektedir. Bunu örn. eğer bir pay sahibi yapıyorsa o tek pay sahibi ya da azınlık çağıyorsa gündemi azınlık belirleyecektir.
TTK m.413/1 uyarınca gündemde bulunmayan konular müzakere edilememektedir. Bunun nedeni genel kurul toplantısında görüşülecek olan konuların oldukça fazla önem arz etmesidir. Örn. finansal tabloların seçimi, denetçi atama gibi konular şirket açısından önemli konulardır.
Bu durumun istisnası da bulunmaktadır ve ilgili konu gündemde olmasa bile görüşülebilmektedir. Örn. YK üyelerinin görevden alınmaları ile bir konu genel kurul gündeminde olmasa bile görüşülebilmektedir. Bunun nedeni, YK ve şirket arasındaki ilişkinin bir güven ilişkisi olması ve bu güvenin sarsıldığı noktada genel kurulda madde olmasa bile YK’yı görevden alıp yeni üyelerin göreve getirilmesi mümkündür. Azınlığın özel denetçi talebi de gündemde olmasa bile görüşülebilmektedir.
UYARI
Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı ÖzEr Avukatlık Bürosu’na aittir. Tüm içerik ve makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı ve zaman damgalıdır. Sitemizdeki içeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.




