Suçu ve Suçluyu Övme Suçu
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlali
Suçu ve Suçluyu Övme Suçu
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlali

Örgüt Kurma Suçu

TCK Madde 220

“1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir. (2)

(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)

(3) Örgütün silahlı olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza dörtte birinden yarısına kadar artırılır.

(4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.

(5) Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır.

(6) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye olmak suçundan da cezalandırılır. Örgüte üye olmak suçundan dolayı verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. Bu fıkra hükmü sadece silahlı örgütler hakkında uygulanır.

(7) (Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir.

(8) Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

m.220/1 uyarınca örgüt kurmak, yönetmek ve dahil olmak suçtur. Örgüt, esasında bazı suçların ağırlaştırıcı nitelikli hali sayılmaktadır. Bizde fail vardır, müşterek fail vardır, iştirak vardır ve suç örgütü kavramları vardır.

Suç örgütü kavramı bağımsız bir suçtur. Kanunda, bir örgüt dahilinde ifadesi olursa ve orada spesifik ayrı bir tanımı yoksa onun, TCK’nın özel hükümleri de genel mahiyette olacaktır.

Örgütün varlığı için en az 3 kişinin olması gerekmektedir. Bu suç tipinde özel kast vardır. Örgüt suçunun işlenebilmesi için esasında 1 kurucu üye ve 3 üye olması ve toplamda 4 kişi olması gerekmektedir. Ancak doktrinde 1 kurucu üye + 2 kişi de yeterli diyen görüşlerde vardır çünkü bu bağlamda toplamda 3 kişi oluyor diye düşünülmektedir.

Kurucu kişi pasifize olabilir ancak örgüt kurma suçunu işlemiştir. Buna karşılık etkin pişmanlık durumunda cezanın indirilmesi de bu kapsamda söz konusu olabilmektedir. 

Suç işlemek amacıyla örgüt kurmanın cezası kanaatimizce çok yüksek değildir. Öyle ki kişi örgütü kurar, biter ve netice olarak suç devam etmez. Mensuplukta aidiyetlik ve görevi yerine getirme vardır. Suç örgütü üyeliği mütemadi bir suçtur ve temadi kesilene kadar devam eder, yani iddianamenin kabulüne kadar devam etmektedir.

Suç işlemek amacıyla örgüt kurmada silah söz konusu olursa, TCK m.220/3 uyarınca cezada artırım olmaktadır.

TCK m.220/5 uyarınca, örgütün üyeleri örgütün faaliyeti noktasındaki suçlardan ceza almaktadır. Burada ilgili suçların örgütün kontrolünde olması gerekmektedir. Bu madde faaliyetler açısından oldukça geniş tutulmuştur.

TCK m.220/6 uyarınca, kişi örgüte üye değil ama onun adına suç işlemektedir. Bu durumda ilgili hüküm uyarınca, örgüt üyesi gibi kabul edilir denilmektedir.

TCK m.220/7 uyarınca, kişi örgüte bilerek ve isteyerek yardım ederse örgüt üyesi gibi cezalandırılmaktadır. Bu duruma lojistik, yer sağlama gibi bir çok örnek verebilmek mümkündür. Ancak bu yardım hususu aşılırsa, bu noktadan sonra örgüte yardım değil, örgüte üyelik derecesine geçilmiş olacaktır.

Bu hükmün 6415 sayılı Terörizmin Finansmanı Hakkındaki Kanun ile arasındaki fark şudur; birisinde 3.maddede sayılan suçlardan birisine destek vermek maksadıyla özellikle maddi destek sağlamak gerekmektedir. Diğerinde ise böyle bir şart/koşul aranmamaktadır. TFHK’nın işlenebilmesi daha özellik arz etmektedir ve daha zordur. Ancak öngörülen cezalarsa birbirine yakındır. Yani her ne kadar TCK m.220/7’de indirim söz konusu olsa da tüm ceza miktarlarına bakıldığında cezaların birbirine yakın olduğu görülmektedir.

TCK m.220/8 uyarınca, burada örgüt propagandası yapmak ve örgütü övmekle ilgili hükümler yer almaktadır.

Etkin Pişmanlık Hükümleri 

Etkin pişmanlıkta aranan en önemli koşul, kişinin suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle etkin pişmanlığını dile getirmesidir. Bu yetki cumhuriyet savcısına verilmemektedir, mahkemeye verilmektedir. Kanaatimizce bu yetkinin savcıya da verilmesi gerekmektedir.

Kişinin örgüt kurma, yönetme ve dahil olma noktasında katıldığını itiraf etmesi gerekmektedir. Bu itirafı da yargılamanın başından sonuna devam ettirmelidir. Bu itirafı failin bir çekince koyarak yapması mümkün değildir. Etkin pişmanlık nedeniyle failin, yargı ile tüm detayları paylaşması gerekmektedir.

TCK m.221/2 burada örgüt üyeliğinden bahsetmektedir. Örgüt üyesinin herhangi bir suça iştirak etmeksizin gönüllü olarak örgütten ayrıldığını bildirmesi durumunda, hakkında herhangi bir cezaya hükmolunmayacağı belirtilmektedir. Burada kanun koyucu, kişi hakkında soruşturma başlamamış olması şartını aramaktadır. Yani ilgili makamın haberi olmadan kişinin teslim olarak kendisini ihbar etmesi gerekmektedir.

TCK m.221/3 uyarınca, örgütün faaliyetleriyle birlikte bir suça iştirak ederken yakalanan ve örgütün zayıflatılmasına ilişkin etkin pişmanlık sergilenmesi durumunu,  bu madde hükmü açıklamaktadır.

Burada örgüt mensuplarının yakalanmasının sağlanmasına yönelik bilgi verilmesinden bahsedilmektedir. Bu doğrultuda yakalamanın gerçekleşmesine gerek yoktur ancak önceden verilen bilgilerinde de tekrar paylaşılmasının da bir önemi yoktur. Bu açıdan önemlidir ve yeni bilgilerin olması gerekmektedir.

TCK m.221/5 uyarınca, etkin pişmanlıktan yararlanan kişilerin denetimli serbestliğe tabi olacağına ilişkin bir hükümdür. Kişi burada denetimli serbestlik bürosu tarafından takip edilmektedir.

TCK m.221/6 uyarınca, kişi etkin pişmanlık hükümlerinden sadece bir defa faydalanabilmektedir.

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı ÖzEr Avukatlık Bürosu’na aittir. Tüm içerik ve makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı ve zaman damgalıdır. Sitemizdeki içeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.