
Terekeye Eklenecek ve Çıkartılacaklar

Tenkis
Sulh hakimi tarafından terekenin korunmasına ilişkin önlemler alınabilmektedir ve terekeyi fiilen korumak önemlidir. Kanun gereken önlemleri bu doğrultuda almaktadır ancak bu durum numerus clausus değildir ve somut olayın özellerine göre önlemler değişebilmektedir.
Koruma tedbirlerini mirasçılar (yasal ve atanmış), musalehler ya da alacaklılar mahkemeden talep edebilirler. Terekenin kanunda sayılan koruma yöntemleri şunlardır;
1- Terekenin Mühürlenmesi ve Deftere Geçirilmesi (590-591)
Malvarlıklarının üzerine bir mühür konması, gerekirse eşyaların bir yere toplanması, bir odaya kapatılması ve üzerlerine resmi olarak mühür konması anlamını taşımaktadır. Bunlar aynı zamanda bir deftere geçirilmekedir ve mirasçılar da bu defterlerde yazılı olan aktifler ve pasiflerle sorumlu olmaktadırlar. Bu defterin varlığı mirasçılar açısından mirası reddetmek veya kabul etmek için bir avantajdır. Mirasçılar için rizikolu durumu ortadan kaldırmaktadır.
2-Terekenin Resmen Yönetilmesi
Terekenin resmen yönetilmesi de mahkeme marifetiyle olmaktadır. Mirasçılar mirasa iştirak halinde malik olmaktadır. Mirasın idaresi mirasçılar bakımından imkansız haldeyse, bu konuda mirasbırakan vasiyetname ile vasiyeti yerine getirme görevlisi belirleyebilir, mirasçılar bu konuda bir talepte bulunabilir. Bunlar hep anlaşmaya dayanan şeylerdir ve mirasçılar bu anlaşmayı aralarında yapamıyorlarsa MK.m.592 kapsamında sulh hakimi re’sen mirasın resmen yönetilmesine karar verebilir. Mirasın resmen yönetilmesinde sulh hakiminin kararı ve hakim tarafından terekeyi idare edecek kişinin belirlenmesi söz konusu olmaktadır. Bu kişinin görevi MK.m.593’te sıralanmıştır.
MK.m.593 uyarınca, “Terekeyi resmen yöneten sulh hâkimi veya onun yönetimle görevlendirdiği kimse, resmen yönetme sebeplerinin ortadan kalkmasına ya da paylaştırmaya kadar, terekeyi hak sahiplerinin haklarının kaybına meydan vermeyecek biçimde iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek ve özellikle aşağıda yazılı işleri görmekle yükümlüdür:
1. Henüz yapılmamışsa, terekenin yazımı,
2. Gereken koruma önlemlerinin alınması,
3. Mirasçıların menfaatlerine veya iyi bir yönetimin gereklerine uygun düştüğü takdirde terekedeki malların satılması,
4. Mirasbırakanın alacaklarının tahsili ve borçlarının ödenmesi,
5. Mirasçıların yasal haklarını zedelemediği anlaşılan vasiyetlerin, sulh hâkiminin izni ve asliye hâkiminin onayı ile yerine getirilmesi…”
Kanunda sayılan bu görevler sınırlı değildir ve terekenin gerektirdiği ölçüde belirlenebilmektedir Bu kişilerin var olması sebebiyle mirasçılar bu kişilerin yaptığı işleri kendileri yapamayacaklardır. Bu idarenin sona ermesi de mahkeme nezdinde olmaktadır. Temsilci hakime hesap verme yükümlülüğü altındadır ve eğer bir zararı doğarsa da mirasçılara karşı sorumlu olmaktadır.
3- Mirasın Devlete Geçmesi
Bir başka koruma yöntemi olarak mirasın devlete geçmesi, malvarlığının sahipsiz kalmaması halidir. Devlet tek tüzel kişi mirasçıdır.
MK.m.594 uyarınca “Mirasbırakanın mirasçısı bulunup bulunmadığı veya mirasçıların tamamı bilinmiyorsa, sulh hâkimi uygun araçlarla ve bir ay ara ile iki defa ilân yapıp hak sahiplerini son ilândan başlayarak en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını bildirmeye çağırır. İlân süresinde kimse başvurmazsa ve sulh hâkimi de hiçbir mirasçı tespit edememişse, miras sebebiyle istihkak davası açma hakkı saklı kalmak üzere miras Devlete geçer” hükmü yer almaktadır.
Mirasçıların malvarlığını küllen ele geçirmiş olmaları sebebiyle mirasbırakanın haklarından da borçlarından da sorumludurlar. Dolayısıyla kendi malvarlıklarına katıldıkları için mirası kabul etmiş olmaları halinde mirasbırakanın borçlarını ödemekten şahsen ve müteselsilen sorumlu olurlar. Hal böyle olunca mirasçılar bakımından mirasın kabul edilmesi bir risk taşıyabilmektedir. Devletin burada sınırlı bir sorumluluğu vardır. Kişinin terekesi her ne kadar borca batık da olsa malvarlığının aktiflerinden karşılanabildiği ölçüde resmi tasfiyesi yapılır ve paylaştırılabildiği ölçüde kişilere malvarlığından bir parça ödeme yapılabilir veya yapılamaz.
Buna karşılık devletin böyle kişinin borcunu ödeme gibi bir sorumluluğu yoktur. Devlet dışında mirası kabul eden herkesin bu sorumluluğu vardır. Terekenin tamamen borca batık olduğu mirasçılar tarafından biliniyorsa ve gerçekten mirasbırakan ödemeden acizse, kanun tarafından mirasçıların bu mirası reddettiği karine sayılmıştır.
4- Mirasçılık Belgesi / Veraset İlamı
Mirasçılık belgesi, kimin mirasçı olduğunu, mirasçılık payının ne kadar olduğunu gösteren belgedir. MK.m.598 uyarınca “Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir” hükmü yer almaktadır.
Mirasçılar bunun için mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesine başvurabilirler veya notere gidebilirler. Bu belgeyi yasal mirasçılar ve atanmış mirasçılar talep edebilmektedir.
Lehine mal vasiyeti yapılmış olan kişi terekeden bir alacak hakkına sahiptir. Bu alacağın yerine getirilmesi için talepte bulunur. Lehine mal vasiyeti yapılmış olan kişiler veraset ilamı alma hakkına sahip değildir. Bu kişilere vasiyet alacaklısı olduklarına dair bir belge verilebilir ancak bu belge veraset ilamı niteliği taşımamaktadır sadece kendilerinin vasiyet alacaklısı olduğunu göstermektedir.
Mirasbırakanın alacaklıları da kendilerinin alacaklı olduğunu gösteren bir belge alabilirler. Bu belge de veraset ilamı niteliği taşımamaktadır.
Usul hukuku açısından çekişmesiz yargı söz konusu olmaktadır ve tek bir mirasçının talebi yeterlidir. Tüm mirasçıların birlikte hareket etmesine gerek yoktur. Bu belgeyle birlikte mirasçıların tasarruf işlemlerini, tapu işlemlerini yapabilmeleri söz konusu olmaktadır.
Mirasçılık belgesinin de iptal edilebilmesi veya geçersizliği mümkün olabilir. MK.m.589 uyarınca mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilmektedir. Bunu iddia eden kişiler sulh mahkemesine başvurarak bu mirasçılık belgesinin doğru bilgiler içermediğini her türlü delille ispat edebilmektedirler.
UYARI
Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı ÖzEr Avukatlık Bürosu’na aittir. Tüm içerik ve makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı ve zaman damgalıdır. Sitemizdeki içeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.




