
Evliliği Sona Erdiren Sebepler ve Boşanma

Paylı Mülkiyet
1- İtiraz Hakkı
BK m.625/2 uyarınca ortakların itiraz hakkından bahsetmek mümkündür. Eğer bir ortak yönetici değilse, itiraz hakkı da yoktur. Yönetim planında örn. ihracat/ithalat gibi bir ayrıma gidilmişse, ortakların birbirlerinin kararlarına da itiraz edemeyecekleri belirtilmektedir.
Yönetici olmayan ortakların itiraz hakları bulumamakla birlikte bu ortakların denetleme ve bilgi alma hakları vardır. Haklı bir nedenin varlığı halinde adi ortaklığın feshini isteme hakları da mevcuttur çünkü sorumluluk konusunda şahıs şirketlerinde denetleme hakkı sorumlulukla yakından ilgilidir. Bu yüzden adi şirketlerde denetim hakkı sınırsızdır. Buna karşılık sermaye şirketlerde ise sınırlı bir konumdadır. Sorumluluk ne kadar fazlaysa, denetim yetkisi de o paralelde genişlemektedir ve bu sebeple denetim hakkı sınırsızdır. Aynı şekilde bilgi alma hakkı da şahıs şirketlerinde sınırsız, sermaye şirketlerinde ise sınırlı bir konumdadır. Bunun sebebi de yine sorumlulukla doğru orantılıdır.
Kural olarak sadece yönetici ortakların itiraz hakkı vardır. Diğer ortakların itiraz hakkı olmamasına rağmen bilgi alma ve denetleme hakkıyla birlikte, ortaklığın feshini isteme imkanları bulunmaktadır.
2- Gider, Faiz ve Ücret İsteme Hakkı
BK m.627 ve 628 uyarınca ortakların yapmış oldukları işlem ve ücretlerle ilgili bu maddeler uyarınca düzenlemeler mevcuttur. Bir ortak yükümlü olmadığı takdirde şirketle ilgili bir işlem yapıyorsa, hakkaniyete dayalı olarak bir talepte bulunabilecektir.
Kural olarak sözleşmede ücret kararlaştırılabilir ya da ortaklar kurulu kararı ile bir yönetici atanmışsa burada da ücret kararlaştırılabilmektedir. Bir ortak eğer ücret alıyorsa, vekalet sözleşmesine ilişkin hükümlere göre de sorumlu olacağını belirtmek mümkündür.
3- Kara/Kazanca ve Tasfiye Sonucuna Katılma Hakları
Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, her ortağın kazanç ve zarardaki payı katılım payındaki değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir. Örn. bir işletmenin kurulması için A, 100.000 TL, B ise 10.000 TL sermaye getirmişse ve adi ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm konulmamışsa, elde edilen kazanç müşterek olarak eşit pay edilmektedir. Bunun nedeni adi ortaklığın sermaye olarak bir kişinin nakdi sermayesi, buna karşılık diğer kişinin aklı ya da farklı yönde bir emeğinin söz konusu olabilmesi mantığıdır. Burada yine nakdi sermayeye karşılık diğer ortağın ticari itibarını da ortaya koyması mümkün olabilmektedir. Bu tür paylaşımlar adi ortaklık yapısına uygundur.
BK m.623 sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa dediğinden, ortakların bunu aksini kararlaştırması mümkündür. Ancak buradaki paylaşım kabul edilebilir bir oranda olmalıdır. Uygulamada “arslan payı ortaklık” kavramı olarak geçen bu tarz paylaşımlar bizim hukukumuz nazarında caiz değildir. Bir ortağın hiç pay almaması ya da çok cüzzi bir noktada paylaşıma girmesi, kanunlarımız açısından geçerli olmayacak bir işlemdir. Bu durum TTK’da bulunmamasına rağmen kişilik haklarına kadar uzanan bir çerçevede esasları olan bir olgudur.
BK m.623/2 uyarınca “Sözleşmede ortakların kazanç veya zarara katılım paylarından biri belirlenmişse bu belirleme, diğerindeki payı da ifade eder “ hükmü yer almaktadır. Bu bağlamda şirket kar da edebileceği gibi zarar da edecektir. Şirkette eğer hiçbir şey belirlenmemişse, bu durumda herkes herşeye eşit oranda ortak olacaktır.
Aynı kurallar şirketin tasfiyesi içinde geçerlidir. Eğer ortaklar aksi yönde bir karar almamışlarsa, şirketin tasfiyesi noktasında da kalan miktarda aynı şekilde eşit miktarda pay alabileceklerdir. Kar, zarar ve tasfiye de ortaklar eğer bir özel bir kural getirmemişlerse bunlar aynı şekilde geçerli olacaktır.
4- Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Rekabet yasağına ilişkin düzenleme BK m.626 uyarınca düzenleme bulmaktadır ve “Ortaklar, kendilerinin veya üçüncü kişilerin menfaatine olarak, ortaklığın amacını engelleyici veya zarar verici işleri yapamazlar “ hükmü yer almaktadır.
Adi ortaklıklarda eğer ortakların şahısları önemliyse rekabet yasağı da öne çıkmaktadır. Yani ortaklar birbirine güvenerek yola çıkmışlarsa bu durumda rekabet yasağı denen kavram öne çıkmaktadır. Eğer ortakların kişiliği değilde sermaye şirketlerinde olduğu gibi bir yapı ortaya çıkarsa, bu durumda herhangi bir rekabet yasağı ise yöneltilemeyecektir.
BK m.626’nın başlığı rekabet yasağı olmasına rağmen bu madde esasında hem rekabet yasağını, hem de sadakat yükümlülüğünü düzenlemektedir.
Rekabet yasaklarında süre, yer ve faaliyetlere yönelik sınırlandırmalar olmalıdır. Bu sınırlandırmaların mesleki faaliyetlerin tamamen ortadan kaldırmaya sebep olmadan hakkaniyet ölçüsünde temellendirilmesi ve Medeni Kanun uyarınca kişilik haklarına aykırı olmaması gerekmektedir
5- Denetleme Hakkı
BK m.631/1 uyarınca “Yönetim yetkisi olmasa bile, her ortağın, ortaklığın işleyişi hakkında bilgi alma, defter ve kayıtlarını inceleme, bunlardan örnek alma ve mali durumu hakkında özet çıkarma hakkı vardır “ hükmü yer almaktadır.
Şahıs şirketlerinde sermaye önemli olmaksızın sorumlumluluk, genel olarak sınırsız sorumluluktur. Tüzel kişiliğin bulunması durumunda sorumluluk ikinci dereceden sorumluluk olmaktadır ancak tüzel kişilik yoksa doğrudan bütün malvarlığı ile sorumluluk doğmaktadır.
Adi ortaklıkta bir tüzel kişilik bulunmamaktadır. Herhangi bir ortaklığa girildiğinde sorumluluk eğer sınırsızsa ve bütün malvarlığı ile sorumlu olunacaksa, bu durumda denetleme hakkı da sınırsız olmalıdır. Bunun nedeni sorumluluk yükünün fazla oluşudur ve bu iki durum birbiri ile doğru orantılıdır.
BK m.631/2 uyarınca denetleme hakkının sınırlandırıp sınırlandırılamayacağı hususu hükme bağlanmaktadır. Bu madde uyarınca “Aksine sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür “ hükmü yer almaktadır.
Adi ortaklığın organları belirginleşmemiştir ve bu yüzden esasında ilkel bir şirket tipidir. Bu yüzden ortaklar şirket yararına bir takım masraflar yapabilmektedirler. BK m.627 uyarınca ortakların şirket yararına yapmış oldukları masrafları, diğer ortaklardan talep etme hakları vardır. Eğer ortaklığa bir borç ya da avans verilmişsse, bunun faizinin de istenebilmesi mümkündür.
Kişinin aynı şekilde yükümlü olmadığı halde ortaklık işleri için bir emek sarfetme durumu söz konusuysa, hakkaniyet gereği bir ücret talep etme hakkı da doğacaktır.
UYARI
Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı ÖzEr Avukatlık Bürosu’na aittir. Tüm içerik ve makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı ve zaman damgalıdır. Sitemizdeki içeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.




