Edinilmiş Mallara Katılma
Boşanma ve Ayrılık Kararının Sonuçları
Edinilmiş Mallara Katılma
Boşanma ve Ayrılık Kararının Sonuçları

Boşanmanın Mali Sonuçları

Boşanmanın eşler yönünden mali sonuçları mal rejiminin tasfiyesi, maddi ve manevi tazminat istenmesi ve nafakadır. Buradaki nafaka iştirak nafakası ve yoksulluk nafakasıdır. Söz konusu olan talepler hakkında, iştirak nafakası hariç ilgilinin talepte bulunması zorunludur.

1- Maddi Tazminat

Maddi tazminata ilişkin düzenlemeler MK m.174/1 uyarınca yer almaktadır. Maddi tazminat istenebilmesinin şartları şu şekildedir; 

·        Tazminat isteyen eşin boşanmada kusurlu olmaması ya da daha az kusurlu olması, 

·        Davalı tarafın kusurlu olması, 

·        Davacının mevcut ya da beklenen bir menfaatinin zedelenmesi gerekmektedir. 

Tazminatın miktarına hâkim karar vermektedir. Miktar durumun gereklerine uygun olmalıdır. Tazminat miktarının uğranılan zararın tam karşılığı olması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Maddi tazminatın mutlaka boşanma davası ile birlikte istenmesi de zorunlu değildir. Hakim, maddi tazminatın MK m.176/1 uyarınca toplu ya da irat şeklinde ödenmesine karar verebilmektedir. Uygulamada tazminatın genellikle toptan ödenmesine karar verilmektedir.

2- Manevi Tazminat

Uygulama açısından hakimin manevi tazminata karar vermesi için davalının kusurlu olması, davacının ise kusursuz olması ya da daha az kusurlu olması gerekmektedir. Bu noktada davacının kişilik haklarının zedelenmesine neden olan olguların somut olarak ispatı gerekmektedir.  

Hakim manevi tazminat olarak paradan başka bir şeye karar verememektedir ve manevi tazminata ilişkin ödemeler, irat şeklinde olamamaktadır.

3- Yoksulluk Nafakası

Yoksulluk nafakası noktasında taraflardan birinin talepte bulunması gerekmektedir. Talep eden eşin kusursuz ya da daha az kusurlu olması gerekmektedir. Bu noktada kendisinden nafaka istenen eşin kusurlu olması aranmamaktadır. 

Nafaka isteyen eşin yoksulluğa düşecek olması durumu karar noktasında  gözetilmektedir. Takdir edilecek nafakanın, bunu ödeyecek olan eşin gücüyle orantılı olması gerekmektedir. Ödeyecek eşin mali gücü, nafakanın üst sınırını oluşturmaktadır. Yükümlünün hiç ödeme gücü yoksa nafakaya karar verilememektedir. 

Eşler nafakanın özelliklerini aralarında kararlaştırabilmektedirler, ancak bu karar hakimin onayı olmaksızın geçersizdir. Yoksulluk nafakası konusunda görevli ve yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi ya da boşanma anında isteniyor ise boşanmaya karar veren aile mahkemesidir. 

Yoksulluk nafakası süresizdir. Taraflardan birinin ölümüne ya da alacaklının yeniden evlenmesine kadar devam etmektedir. Nafaka, toptan ya da irat şeklinde ödenebilmekte ve tarafların maddi durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda iradın değiştirilmesine talep üzerine karar verilebilmektedir. 

Nafaka kişiye bağlı bir borçtur, ölümle sona emekte ve mirasçılara geçmemektedir. Ancak ödenmeyen önceki nafaka borçları mirasçılardan istenebilmektedir.

 Hakim, aşağıdaki hallerde irat şeklindeki nafakanın kaldırılmasına karar verebilmektedir; 

·        Alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evli gibi yaşaması, 

·        Yoksulluğun ortadan kalkması, 

·        Haysiyetsiz hayat sürme.

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı ÖzEr Avukatlık Bürosu’na aittir. Tüm içerik ve makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı ve zaman damgalıdır. Sitemizdeki içeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.