Evlenme Başvurusu ve Tören
Edinilmiş Mallara Katılma
Evlenme Başvurusu ve Tören
Edinilmiş Mallara Katılma

Eşlerin Hukuksal İşlemleri

MK 193 uyarınca, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, eşlerden her biri diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabilir hükmü yer almaktadır. Aile konutu ve kefalet sözleşmeleri uyarınca bu duruma yönelik istisnalar bulunmaktır. 

1- Kefalet Sözleşmesi

Kanun koyucu eşlerin kefil sıfatı ile işlem yapma ehliyetlerini sınırlamıştır. Buna göre;

·        Eşler arasında mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmamalı ve eşlerden biri için yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmamalıdır. 

·        Rızanın verilmesi adi yazılı şekilde olmalıdır. 

·        Yazılı rızanın, sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulma anında verilmiş olması gerekmektedir. İcazet yolu kapalıdır.  

·        Rıza eksikliğinde yapılmış sözleşmeler kesin hükümsüzdür. 

BK m.584/1 açısından eşlerden birisi tarafından bir geçerlilik unsuru olan ehliyet eksikliğini giderici nitelikteki diğer eşin rızası alınmaksızın akdedilen kefalet sözleşmeleri kesin hükümsüzdür. 

BK m.584/2’ye göre kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası aranmamaktadır. Buna göre; 

–         Kefalet sözleşmesinden sonra yapılan ve kefilin sorumlu olacağı en yüksek miktarın artmasına sebep olan değişiklikler,  

–         Kefalet sözleşmesinden sonra yapılan ve adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine sebep olan değişiklikler , 

–         Kefalet sözleşmesinden sonra yapılan ve kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olan değişiklikler bakımından da kefilin eşinin rızasına ihtiyaç duyulmaktadır.

2- Aile Konutu

Aile konutu üzerinde temel hüküm olan MK m.194 uyarınca, “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir. Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir. Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur.” hükmü yer almaktadır. 

Aile konutu, ortak yaşamın merkezi konumunda olan konuttur ve yalnızca bir tanedir. Eşlerin halklı bir sebep olmaksızın ayrı yaşadıkları durumda aile konutu, konut niteliğini kaybetmemektedir. 

Aile konutu noktasında izin şekle tabi değildir ancak izin açık şekilde olmalıdır. Bu noktada üçüncü kişilerin iyi niyeti korunmamaktadır  çünkü burada fiil ehliyeti yokluğu söz konusudur.

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı ÖzEr Avukatlık Bürosu’na aittir. Tüm içerik ve makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı ve zaman damgalıdır. Sitemizdeki içeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.