
Nişanlanma

Kayyımlık
Mal rejimleri, yasal mal rejimi ve sözleşmesel mal rejimi olmak üzere iki ana bölüm dahilindedir.
Yasal mal rejimi, eşlerin aralarında akdettikleri bir mal rejimi sözleşmesiyle kanunda öngörülen mal rejimlerinden birini seçmedikleri sürece, kanunen seçmiş sayıldıkları mal rejimidir. Türk Hukukunda 2002 yılından beri bu, edinilmiş mallara katılma rejimidir.
Sözleşmesel mal rejimi ise, kanunun yetki verdiği ve sınırladığı ölçüler doğrultusunda eşlerin mal rejimi sözleşmesi ile belirledikleri ve ilke olarak her zaman değiştirebildikleri mal rejimidir türüdür.
1- Mal Rejimi Sözleşmesi
Eşler sözleşme serbestisi çerçevesinde evlilik birliği süresince aralarında geçerli olacak mal rejimin türünü yasal mal rejiminden sapacak şekilde karşılıklı anlaşma ile yasada öngörülen mal rejimi türleri arasından seçebilirler ya da aralarında mevcut mal rejimini değiştirebilir veya kaldırabilmektedirler. Kanunun getirdiği sınırları aşan mal rejimi sözleşmeleri batıldır.
Geçerli bir mal rejimi sözleşmesinin oluşturulabilmesi için şu kıstaslar önem arz etmektedir;
a) Ehliyet:
· Mal rejimi sözleşmesi anca ayırt etme gücüne sahip olanlar tarafından yapılabilmektedir.
· Küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadırlar.
· Yasal temsilcinin rızası, gerektiğinde, sözleşmenin geçerliliği için aranan bir tamamlayıcı olgudur.
· Mal rejimi sözleşmesi yapmak kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır.
· Vasinin sözleşmeye izin vermesi yetmez ayrıca vesayet makamının onayı aranmaktadır.
b) Şekil Şartı:
· Mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme ya da onaylama şeklinde yapılmaktadır.
· Evlenme sırasında evlilik memuruna hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı-imzalı olarak bildirdikleri takdirde de geçerli bir sözleşme kurulmuş olmaktadır.
· Mal rejimi seçmek dışında bir mal rejimi sözleşmesi düzenlemek istiyorlarsa eşler, notere başvurmalıdırlar, evlilik memuru bu konuda yetkili değildir.
c) Hüküm ve Sonuçları:
· Mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya sonra yapılabilmektedir.
· Mal rejimi sözleşmesi eşlerce akdedildiği sırada şarta ya da süreye bağlı olarak da yapılabilmektedir.
d) Mal Rejiminin Sona Ermesi
Taraflar her zaman anlaşarak aralarındaki mal rejimini ortadan kaldırabilmektedir.
2- Olağanüstü Mal Rejimi
Eşlerden birinin talebi üzerine, evlilik birliğinin korunması amacıyla hakim tedbir olarak mal rejiminin sona ermesine karar verebilmektedir. Olağanüstü mal rejimine ilişkin nedenleri şu şekilde sıralamak mümkündür;
· Eşlerden birine ait malvarlığının borca batık olması,
· Eşlerden birinin ortaklıktaki payının haczedilmesi,
· Eşlerden birinin, diğer eşin ya da ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmüş olması,
· Mal ortaklığı rejiminde eşin, ortaklığın malları üzerinde bir tasarruf işleminin yapılması için gereken rızasını haklı bir sebep olmadan esirgemesi,
· Eşlerden birisinin istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması,
· Eşlerden birinin sürekli ayırt etme gücünden yoksun olması. Bu durumda ayırt etme gücü olmayan eşin yasal temsilcisi de mal ayrılığı talep edebilmektedir.
· Mal ortaklığı kabul etmiş birine karşı icra takibinde bulunan alacaklı haczin uygulanmasında zarara uğrarsa, hâkimden mal ayrılığına karar vermesini isteyebilmektedir. Bu doğrultuda alacaklının istemi her iki eşe yöneltilmektedir.
· Eşlerden birinin iflasına karar verildiği takdirde, ortaklık kendiliğinden mal ayrılığına dönüşmektedir.
· Olağanüstü mal rejimi, eşlerin yeni bir mal rejimi sözleşmesi yapması ile sona erebileceği gibi, mal ayrılığına geçişi gerektiren sebebin ortadan kalkması halinde, eşlerden birinin talebi üzerine hakim, eski mal rejimine dönülmesine karar verebilmektedir.
UYARI
Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı ÖzEr Avukatlık Bürosu’na aittir. Tüm içerik ve makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı ve zaman damgalıdır. Sitemizdeki içeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.




