
Vasi Atanması

Nişanlanma
Soybağı, bir kimse ile onun üst soyu arasındaki biyolojik ve doğal bağlantıyı ifade etmektedir. Bu bağlamda soybağının çeşitli şekillerde kurulması mümkündür.
A- Kan Bağına Dayanan Soy Bağının Kurulması
1- Çocuğun Anası ile Soy bağının Kurulması
Çocuk ile ana arasındaki soybağı doğum ile kurulmaktadır. Çocuğun herhangi bir sebeple kendisini doğuran kadının dışında bir başka kadının nüfus kütüğüne yazılmış olması, çocuk ile kadın arasında soy bağı kurulduğu anlamına gelmemektedir. Ancak söz konusu yanlış kaydın düzeltilmesi, açılacak kayıt düzeltme davası sonucunda gerçekleşmektedir.
2- Çocuğun Baba İle Soybağının Kurulması
a) Ana ile evlilik
MK m.285 uyarınca babalık karinesine de değinmek gerekmektedir. Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün içinde doğan çocuğun babası kocadır. Bu süre geçtikten sonra doğan çocuğun kocaya bağlanması, ananın evlilik sırasında gebe kaldığının ispatıyla mümkündür.
Kocanın gaipliğine karar verilmesi hâlinde 300 günlük süre, ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden işlemeye başlamaktadır.
Ana ile evlilik durumunda evliliğin geçekleşmiş olması yeterlidir ve bu noktada asgari süre aranmamaktadır. Burada evliliğin geçerli olması da aranmamaktadır. Batıl evlilikler de dava sonuçlanana kadar gerçek evliliğin tüm sonuçlarını doğurmaktadır.
Fiilen ayrı yaşama ya da ayrılık kararı karineye engel değildir. Babanın iktidarsız ya da kısır olması da karineye engel değildir. Bu durumlarda eğer şüphe var ise soybağının reddi davasına başvurulabilmektedir.
Çocuk evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün içinde doğmuş ve ana bu süreçte başka biri ile evlenmiş olursa, ikinci evlilikteki koca baba sayılmaktadır. Bu karine çürütülürse ilk evlilikteki koca baba sayılmaktadır. Buna göre eğer ikinci evliliğin butlanına karar verilmesi durumunda ilk evlilikteki koca ile çocuk arasında soybağı kurulduğu kabul edilmelidir.
Soybağının Reddi
Soybağının reddi davası yenilik doğuran dava niteliği taşıyan, babalık karinesinin çürütülmesi sonucunda baba ile çocuk arasında kurulan soybağını ortadan kaldıran bir davadır. Soybağının ortadan kalkması, soybağının reddi davası dışında mümkün değildir. Soybağının bulunmadığı görülmekte olan bir başka davada ileri sürülememektedir.
Soybağının Reddi Sebepleri
Evlenmeden başlayarak en az 180 gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden sonra en fazla 300 gün içinde doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılmaktadır. Medeni kanun evlilik içinde doğan çocuğun babasının, o evlilikteki koca olma olma olasılığını çok güçlü bulduğundan, reddetmek isteyen kişiyi ağır bir ispat yükü altına sokmaktadır. Şu halde evlilik birliğinde doğan çocuğun soybağının reddi için ancak kocanın baba olmasının imkansız olduğunun ispatı gerekmektedir. Kocanın baba olamayacağı konusunda kuşku uyandıracak sebeplerin olması yeterli değildir.
Cinsel ilişkinin fiilen imkansızlığı da bir etkendir. Bu durum fiziksel ya da psikolojik sebeplere bağlı olabilmektedir. Kocanın o tarihlerde fiilen eşi ile yan yana olmadığı, ilişkiyi imkansızlaştıracak bir sakatlığa ya da felce sahip oluşu gibi fiziksel nedenler ile eşler arasında hayat tecrübelerine göre cinsel ilişki kurulmasına imkan vermeyecek derecede düşmanlık ya da yabancılaşma olması ise psikolojik sebeplere örnek verilebilmektedir.
İlliyet bağının yokluğu nedeniyle kocanın, çocuğun kendi cinsel ilişkisinin ürünü olmadığını ispat etmesi durumudur. Kocanın çocuk yapma yeteneğinden yoksun oluşu ya da kadının kendi cinsel ilişkisinden önce gebe olduğunun ispatlanması doktrindeki örneklerdendir.
MK m.284 uyarınca, “taraflar ve üçüncü kişiler, soy bağının belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere rıza göstermekle yükümlüdürler. Davalı, hâkimin öngördüğü araştırma ve incelemeye rıza göstermezse, hâkim, durum ve koşullara göre bundan beklenen sonucu, onun aleyhine doğmuş sayabilir” hükmü yer almaktadır.
Hakimin tıbbi yöntemlerin uygulanabilmesine karar vermesi için davacı kocanın, çocuğun kendisinden olmadığı hususunda ciddi maddi olguları ortaya koymalıdır. Hakim karar verdiği halde hiçbir kadın tıbbi müdahalelere dahil olmaya zorlanamaz. Bununla beraber muayene olmayan taraf bakımından sonuçlar aleyhte çıkmış gibi ele alınmaktadır.
Evlilikten önce ya da ayrı yaşama anında ana rahmine düşen çocuk açısından medeni kanun ispat kolaylığı getirmektedir. Evlenmeden itibaren 180 gün geçmeden doğan çocuk evlilik öncesi ana rahmine düşmüş sayılmaktadır ve sadece evlenme ve çocuğun doğum tarihlerinin bu kapsama girdiğinin ispatlanmasıyla, başka delile gerek duyulmaksızın soybağının reddi sağlanabilmektedir.
Ayrılık kararının hakimin kararına dayanması gerekmemektedir. Davacı fiilen ayrı yaşadıkları süreçte çocuğun ana rahmine düştüğünü kanıtlamasıyla, başka delile gerek duyulmaksızın soybağı reddedilebilmektedir.
Babalık Karinesinin Yeniden Kurulması
MK 288 uyarınca, ancak, gebe kalma döneminde kocanın karısı ile cinsel ilişkide bulunduğu konusunda inandırıcı kanıtlar varsa, kocanın babalığına ilişkin karine geçerliliğini korumaktadır.
Soybağının Reddi Davasının Tarafları
Koca ve çocuğun soybağı reddi davası açma hakkı vardır. Bu haklar birbirinden bağımsızdır. Soybağının reddi davası kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanılmasına ilişkin olduğu için, kocanın sınırlı ehliyetsiz olsa dahi, soybağının reddi davasını yasal temsilci rızasına ihtiyaç duymadan açabilmektedir.
Kocanın tam ehliyetsiz olması durumunda, yasal temsilcilerinin koca adına soybağının reddi davası açabilmesi mümkün değildir. Soybağının reddi davası hakkı kişiye sıkı sıkıya bir hak olduğundan çocuğun da yasal temsilcinin rızasına ihtiyaç duymadan dava açabilmesine olanak tanınmaktadır. Ancak bu hususta ergin olmayan bireyin bu duruma yönelik ayırt etme gücünün olup olmadığına dikkat edilmeli, ayırt etme gücüne sahip değilse soybağının reddi davası konusunda kendisine bir kayyım atanmalıdır.
Diğer ilgililer bakımından, koca dava açması süresi dolmadan ölmüş ise, kocanın anası, babası, altsoyu ve baba olduğunu iddia eden kişi soybağının reddi davası açabilmektedir. Koca dava açma süresi içinde dava açmamış ise böyle bir hak yoktur. Koca ölmeden önce örtülü ya da açık olarak çocuğun kendisinden olduğunu kabul etmiş ise, yalnızca baba olduğunu iddia eden kişi dava açabilmektedir. İlgili kişilerin dava hakları birbirinden bağımsızdır.
Ana ve çocuğun da soybağı reddi davası açma hakkı vardır. Bu davada zorunlu olarak ana ve çocuk dava arkadaşıdır. Çocuk kural olarak kayyım tarafından temsil edilmektedir.
Çocuğun ölümü halinde, dava ana ve çocuğun mirasçılarına karşı açılmaktadır. Ananın ölümü halinde ise dava yalnızca çocuğa karşı açılmaktadır. Hem ana hem çocuğun ölmesi durumda, soybağının reddinde davacı kocanın bir menfaatinin bulunduğu hallerde, mirasçılara karşı dava açılabilmektedir.
Soybağının Reddi Davası Açma Hakkının Düşmesi
Bu süreleri taraflar açısından şu şekilde bölümleyerek özetlemek mümkündür;
Koca açısından: Çocuğun doğumundan ve baba olmadığını veya annenin gebe kaldığı sırada başka bir erkekle de cinsel ilişki yaşadığını öğrenmesinin üzerinden üzerinden 1 yıl geçmesi ile dava hakkı sona ermektedir.
Çocuğu açık veya örtülü şekilde benimseyen kocanın, bu davranışına rağmen soybağının reddi davası açması dürüstlük kurallarına aykırıdır ve hakkın kötüye kullanılmasıdır.
Çocuk açısından: Ergin olmasının ardından en geç 1 yıl içinde dava açılmalıdır. Ergin olmayan çocuğa atanacak kayyımın, tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde dava açması gerekmektedir.
Çocuğa kayyım atanmamış ya da atanan kayyımın dava açmamış olması, çocuğun ergin olduktan sonra dava açmasına engel teşkil etmemektedir. Çocuğun dava açmadan ölmesi haline dava hakkı mirasçılara geçmemektedir.
Diğer ilgililer açısından: Soybağının reddi davasını, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli ayırt etme gücünü kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmelerinden başlayarak diğer ilgili olanlar 1 yıl içinde açmalıdır.
Soybağının Reddi Davası Açma Süresinin Uzaması
1 yıllık sürenin dolmasının ardından hala dava açılmamış ise, gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlamaktadır. Ayrıca eğer dava hak düşürücü süre bitmeden açılmış fakat usul eksikliği sebebiyle reddedilirse ve bu sırada süre dolarsa, herhangi bir haklı sebep aranmaksızın 60 gün ek süre verilmektedir.
MK m.283 uyarınca soybağına ilişkin davalar, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılmaktadır.
Soybağının Reddi Sonuçları
Çocuk ile koca arasındaki soybağı geçmişe etkili olarak, doğumdan itibaren ortadan kalkmaktadır. Soybağı geçmişe etkili olarak ortadan kalktığından, koca çocuğa soybağından kaynaklanan eğitim ve bakım masrafları için yaptığı harcamaları anneden ve yeniden soybağı kurulmuş ise gerçek babadan sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda isteyebilmektedir.
Evliliğin çocuğun doğumundan sonra gerçekleşmesi durumunda MK m.292 uyarınca, “evlilik dışında doğan çocuk, ana ve babasının birbiriyle evlenmesi halinde kendiliğinden evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tabi olur” hükmü yer almaktadır.
Çocuğun doğumundan sonra anne ve babasının evlenmesi, bu kişilerin evlilik dışında doğmuş tüm sağ ve ölmüş çocuklarının baba ile soybağının kurulmasını sağlamaktadır.
Bildirim noktasında, evlenen kişilerin, evlilik dışında doğmuş olan ortak çocuklarını, evlenme sırasında veya evlenmeden sonra, yerleşim yerlerindeki veya evlenmenin yapıldığı yerdeki nüfus memuruna bildirmelerini öngörülmektedir.
Bildirimin anne ve baba tarafında birlikte yapılması gerekmektedir. Bildirim, kurucu unsur niteliğinde değildir. Bildirimin yapılmamış olması çocuğun evlilik içinde doğan çocuklara ilişkim hükümlere tabi olmasına engel teşkil etmemektedir.
Sonradan evlenme yoluyla soybağı kurulmasına itirazları şu şekilde özetlemek mümkündür;
· Ana ve babanın yasal mirasçıları, çocuk ve Cumhuriyet Savcısı sonradan evlenme yoluyla soybağının kurulmasına itiraz edebilmektedirler.
· Dava, iptal davası niteliğindedir.
· İptal kararı geçmişe etkili olarak koca ile çocuk arasındaki soybağını ortadan kaldırmaktadır.
· Çocuk ölmüş ya da ayırt etme gücünü kaybetmiş ise, yasal mirasçıları bu davayı açabilmektedir.
· İtiraz eden, kocanın baba olmadığı ispatla yükümlüdür.
· Kocanın baba olma olasılığının bir başka erkekten daha az olduğunun ispatı halinde başka bir delile gerek duyulmadan soybağı kaldırılabilmektedir. Buna karşılık kadının birden fazla erkekle cinsel ilişki yaşamış olması sebebiyle yaşanan kuşku, ispat yükümlülüğü için yeterli nitelikte değildir.
Dava açma sürelerini hakim re’sen dikkate almaktadır. Bu süreler;
· Ana ve babanın yasal mirasçıları ve Cumhuriyet savcısı
– Evliliğin gerçekleştiğini ve kocanın baba olmadığını öğrendikleri andan itibaren 1 yıl ve her halükarda 5 yıldır.
· Çocuk
– Ergin olmaması halinde, ergin olduktan sonra 1 yıl içinde,
– Ergin olması halinde 1 yıl ve her durumda 5 yıl,
– Çocuğun altsoyu için ölüm ya da ayırt etme gücü yokluğu halinin başlangıcından itibaren 1 yıl ve her durumda 5 yıl,
– Gecikme durumlarında haklı sebep varsa + 1 ay ek süre verilmektedir.
b) Tanıma
Tanıma, evlilik dışı çocuğun babasının, kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun olarak yapıldığında çocuk ile baba arasında soybağı kurulmasını sağlayan yenilik doğuran işlemdir.
Kimse tanıma hakkından feragat edememektedir. Tanımanın hukuki sonuçlarını doğurabilmesi, ananın veya çocuğun rızasına bağlı değildir.
i) Tanımanın geçerlilik şartları
Geçerlilik şartlarını şu şekilde özetlemek mümkündür;
· Tanıma, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır, baba tarafından bizzat yapılmalıdır.
· Ayırt etme gücünden yoksun kişilerin tanıma beyanı yapması mümkün değildir.
· Ayırt etme gücüne sahip kısıtlı bakımından, yasal temsilcinin rızası gereklidir.
· Ölüme bağlı tasarruf ile gerçekleştirilen tanıma beyanı açısından, tanıyanın bu işleme ehliyetinin olması yeterlidir.
· Yasal temsilcinin rızası herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Rızasını açıklaması için yasal temsilciye uygun bir süre mahkeme ya da nüfus müdürü tarafından tanınabilmektedir.
· Tanıma, babanın, nüfus memuruna ya da mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmi senette ya da vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olmaktadır.
· Tanıma çocuğun kayıtlı bulunduğu, annenin yerleşim yerindeki nüfus memurluğuna yapılması gerekmektedir.
· Tanıma, noter tarafından şartlara uyularak düzenlen bir resmi senetle de yapılabilmektedir.
· Tanımanın hukuki sonuçlarını doğurması, bildirimin yapılmasına bağlı değildir.
· Tanımanın gerçekleşebilmesi, çocuğun bir başka erkek ile soybağının bulunmamasına bağlıdır.
· Çocuğun bu kişi ile olan soybağı, soybağının reddi veya tanımanın iptali davası ile ortadan kalkmadıkça, tanıma geçerli olmamaktadır.
ii) Tanımanın geçersizliği
Tanımanın geçersizlik hallerini, kesin hükümsüzlük, irade sakatlığı ve iptal davası ile geçersizlik halleri doğrultusunda değerlendirmek ve özetlemek mümkündür;
· Kesin hükümsüzlük halleri
– Şekle aykırılık
– Ayırt etme gücü yokluğu
– Yasal temsilci rızası eksikliği
– Çocuğun başka bir erkekle soybağı olması
· İrade sakatlığı sebebiyle iptal
– Yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle irade sakatlığı (illiyet bağı aranmaktadır)
· İptal davası ile geçersizlik
– Ana, çocuk, Cumhuriyet savcısı, çocuğun ölümü halinde altsoyu, Hazine ve diğer ilgililer tanımanın iptali davası açabilmektedir.
Süreler noktasında 1 yıl ve her halükarda 5 yıllık hak düşürücü süre bulunmaktadır. Geçerli sebebin varlığı halinde de +1 ay’lık süre öngörülmektedir.
c) Babalık hükmü
Ana ya da çocuğun açacağı babalık davası sonucunda verilecek babalık hükmü ile soybağı kurulabilmektedir. Çocuğun başka bir erkekle soybağının bulunmaması gerekmektedir. Anası belli olmayan çocuk açısından babalık devası açılması mümkün değildir.
Bu kapsamda dava açma hakkı ana ve çocuğa tanınmıştır. Dava hakları birbirinden bağımsızdır. Babalık davası sonucunda çocuk için nafaka talep edilebileceği gibi ana da kendisine tanınan mali hakları talep edebilmektedir.
Dava açma hakkı ayırt etme gücüne bağlı, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Yasal temsilcinin bu noktada rızası aranmamaktadır. Ana ve çocuk açısından ayırt etme gücü yoksa, yasal temsilci “babalık davası” açabilmektedir.
i) İspat yolları
İspat yollarından ilki babalık karinesidir. Davalı, baba olmasının imkansızlığını ya da üçüncü bir kişinin baba olma olasılığının daha fazla olduğunu kanıtlayarak bu karineyi çürütebilmektedir.
ii) Babalık davasının sonuçları
Baba ile çocuk arasında soybağı kurulmaktadır. Ananın da bu noktada talep edebileceği mali sonuçlar bulunmaktadır;
· Doğuma ilişkin mutad ve zorunlu giderler,
· Doğumdan önceki ve sonraki 6 haftanın geçim giderleri,
· Gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderler.
B- Evlat Edinme Yoluyla Soybağının Kurulması
Bu şekilde kurulan soybağı ile yapay soybağı kurulmaktadır. Burada esas olarak sınırlı evlat edinme durumu söz konusudur. Evlat edinenin her ebeveynle soybağı ilişkisi devam etmektedir ve evlatlık aile ile de yapay soybağı kurulmaktadır.
MK m.500 uyarınca, evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olmaktadırlar. Evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam etmektedir. Evlat edinilen sadece evlat edinene mirasçı olabilmektedir. Örn. evlat edinenin babasına mirasçı olamamaktadır.
1- Evlat Edinmenin Şartları
· Evlat edinenin ayırt etme gücüne haiz olması,
· Evlat edinenin en az 30 yaşında olması,
· Evlat edinenin, evlat edinilenden en az 18 yaş büyük olması,
· Evlat edinilenin rızası,
· Evlat edinilenin anne ve babasının rızası,
· Küçüğün yararına olması,
· Evlat edinenin diğer çocuklarının menfaatlerinin zedelenmemesi gerekmektedir.
2- Özel Olarak Eşlerin Evlat Edinmesi
En az beş yıllık evlilik veya eşlerin 30 yaşın üstünde olması gerekmektedir. İstisna olarak diğer eşin çocuğu evlat ediniliyorsa, en az 2 yıl evlilik veya evlat edinecek eşin 30 yaşın üstünde olması uygunluk taşımaktadır.
MK m.307 uyarınca, diğer eşin sürekli ayırt etme gücü yoksunluğu taşıması, diğer eşin 2 yıldır nerede olduğunun bilinmemesi ve mahkemenin ayrılık davası kararıyla en az 2 yıldır ayrı yaşama durumlarında da evlat edinme mümkündür.
a) Evlat edinme şartları (ergin ve kısıtlılar bakımından)
· MK 313/1’deki şartlardan birinin gerçekleşmesi,
· Evlat edinilenin altsoyunun açık rızası,
· Evlat edinilenin eşinin rızası,
· Küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin şartlar gerçekleşmelidir.
b) Evlat edinmenin sonuçları
Bu karar, kurucu ve yenilik doğuran bir karardır. Konuşulan tüm şartların karar anında yeterli olması önemlidir. Başvuru anında aranan şartlar şu şekildedir;
· Taraflar arasında hısımlık ilişkisi meydana gelir ve soy bağının hükümleri doğmaktadır.
· Karardan önce anne ve babaya ait olan hak ve yükümlülükler evlat edinene geçmektedir.
· Anne ve babanın velayet hakkı sona erer, evlat edinenin velayet hakkı doğmaktadır.
· Evlatlığın gerçek anne-baba ile soy bağı korunmaktadır.
· MK129/b3 uyarınca, evlenme yasağı söz konusu olmaktadır. Evlat edinen ile evlatlık veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında evlenme yasağı doğmaktadır.
· Evlatlık ve alt soyu evlat edinenin mirasçısı olmaktadır ancak evlat edinen ve hısımları evlatlığa mirasçı olamamaktadır.
· Bir Türk vatandaşı tarafından evlat edinilen küçük, Vatandaşlık Kanunu m.17 uyarınca Türk Vatandaşlığı kazanmaktadır.
· Evlatlık küçük ise, evlat edinenin soyadını almaktadır. Evlat edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilmektedir.
· Ergin olan dilerse soyadını değiştirebilmektedir.
c) Evlat edinmenin mahkeme kararıyla sona erdirilmesi
İlgili düzenlemeler MK m.317-319 arasında düzenleme bulmaktadır. Bu haller;
· Rıza eksiklikleri,
· Diğer noksanlıklar,
· Hak düşürücü süre. Burada iptal sebebinin öğrenilmesinden itibaren süre 1 yıldır.
· Önemli olan çocuğun menfaatidir ve iptal kararı geçmişe etkilidir.
UYARI
Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı ÖzEr Avukatlık Bürosu’na aittir. Tüm içerik ve makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı ve zaman damgalıdır. Sitemizdeki içeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.




