Ödünç Sözleşmeleri
Taşınmaz Satışı
Ödünç Sözleşmeleri
Taşınmaz Satışı

Vekalet Sözleşmesi

İş görme sözleşmeleri kendi içinde bağımlılık noktasında farklılıklar göstermektedir. En bağımlı olan iş görme sözleşmesi hizmet sözleşmesidir.  Bağımsızlığın en üst düzeyde olduğu sözleşme de vekâlet sözleşmesidir. Hakikaten vekil ile vekâlet veren arasındaki ilişki Roma hukukundan beri gelen ilke ile, tamamen güvene dayanmaktadır. Vekâlet sözleşmesi, tamamen taraflar arasında özel bir güven ilişkisinin tesis edildiği bir sözleşme tipi olduğu için her zaman vekil açısından istifa, vekâlet veren açısından da vekili azletme, görevden alma imkânı bulunmaktadır. Sadece taraflar bunu uygun zamanda yapmaya dikkat edeceklerdir, aksi takdirde karşı tarafın zararını tazmin etme yükümlülükleri doğacaktır.

Vekalet sözleşmesi bir iş görme sözleşmesidir. TBK m.502 ve 514 arasında düzenlenmektedir. Vekalet sözleşmesinin tarafları vekalet veren ve vekildir.

TBK m.502 uyarınca, “Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır.

Sözleşme veya teamül varsa vekil, ücrete hak kazanır” hükmü, vekalet sözleşmesinin tanımını düzenlemektedir.

Vekalet ile Eser Sözleşmelerindeki Temel Farlılıklar

⩥        Eser sözleşmesinde de bağımsızlık unsuru yer almaktadır, ancak işin uzmanı yüklenicidir.  İşsahibinin talimatları işin sözleşmeye aykırılıkla tamamlanacağını gösteren talimatlar ve emirler şeklinde ise, o zaman yüklenicinin mutlaka bunu hemen yerine getirmek yerine işsahibini uyarma yükümlülüğü bulunmaktadır.  Fakat nihayetinde işsahibi yine de ısrar ederse, bu noktada yüklenicinin istifa edip işi bırakabilme olanağı bulunmamaktadır. Yani yüklenici uyarı görevini yerine getirdikten sonra emir ve talimatı yerine getirecek, fakat sonuçlara yüklenici katlanmayacaktır. Sonuçlara bu emir ve talimatı veren, ama uyarılan iş sahibi katlanacaktır. Vekâlet sözleşmesinde bu durum farklıdır, yani daha bağımsız bir sözleşme olup, verilen emir ve talimat beğenilmediyse bu noktada ister uyarılsın ister uyarılmasın, her zaman vekil ve vekâlet veren açısından istifa etme yolu açıktır.

⩥        Eser sözleşmesinde bir sonuç taahhüdü bulunmaktadır, oysa vekâlet sözleşmesinde sadece işi özenle ve sadakatle yerine getirme yükümlülüğü bulunmaktadır. Yani vekâlet sözleşmesindeki vekil, vekâlet verene karşı işi özenle, sadakatle yapmasına rağmen, sonucu elde edemezse bundan ötürü sorumlu olmamakta ve yine de ifayı gereği gibi yerine getirmiş olmaktadır. Oysa eser sözleşmesindeki en temel farklılık, yüklenici hem gerekli özeni göstererek sadakatle işini yapacak hem de sonucun meydana gelmesini sağlayacaktır. Yani tüm özeni göstermiş olmasına rağmen sonucun meydana gelmesini sağlayamayan bir yüklenici eser sözleşmesinde gereği gibi ifa etmiş sayılmamakta, yani ifa etmemiş olmaktadır.

 ⩥       Vekil, işi bizzat kendisi yerine getirecektir. Ancak teamül işi bir alt vekille yürütmeye izin veriyorsa veya sözleşme kurulurken vekil ile vekâlet veren aralarında alt vekil kullanılması yolunu sözleşmeyle kararlaştırdılarsa veya özen gösterme zaten kendi içinde bir alt vekil çalıştırmayı da gerektiriyorsa alt vekil kullanımı söz konusu olabilmektedir. eser sözleşmesinde de kural olarak bir alt yüklenici kullanmak mümkün değildir, ama taraflar sözleşmeyle bunun aksini kararlaştırabilirler. Eser sözleşmesinde de kural olarak bir alt yüklenici kullanmak mümkün değildir, ancak taraflar sözleşmeyle bunun aksini kararlaştırabilmektedir.

Vekalet Sözleşmesinin Unsurları

1-     Vekilin iş görme borcu altına girmesi gerekmektedir.

2-     Başka bir iş görme sözleşmesinin bulunmamış olması gerekmektedir.

3-     Vekalet verenin menfaatine ilişkin olmalıdır.

4-     Tarafların anlaşmış olması aranmaktadır.

Sözleşmenin Hukuki Niteliği

–         Rızaidir.

–         Herhangi bir şarta bağlı değildir.

–         Vekil resmi sıfata sahipse, mesleğinin gereği olarak kendisine yapılan teklifi hemen reddetmedikçe vekalet sözleşmesi kurulmuş sayılmaktadır.

–         Yapılacak işleme göre resmi veya yazılı şekilde gerçekleştirilebilmektedir.

Vekaletin kapsamı uyarınca, vekile genel bir vekalet yetkisi verilebildiği gibi, belirli işler için özel temsil yetkisi verilebilmektedir. Özel yetki olmadıkça belirli işler üstlenilememektedir.

TBK m.503 uyarınca, “Kendisine bir işin görülmesi önerilen kişi, bu işi görme konusunda resmî sıfata sahipse veya işin yapılması mesleğinin gereği ise ya da bu gibi işleri kabul edeceğini duyurmuşsa, bu öneri onun tarafından hemen reddedilmedikçe, vekâlet sözleşmesi kurulmuş sayılır” hükmü vekalet sözşemesinin kurulmasını düzenlemektedir.

TBK m.504 uyarınca, “Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir.

Vekâlet, özellikle vekilin üstlendiği işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsar.

Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz” hükmü vekaletin kapsamını düzenlemektedir.

Tarafların Borçları

Vekilin Borçları

1-     Vekil işi görme borcu altındadır.

2-     Özen borcu

3-     Şahsen ifa

Normalde TBK m.83’de yer alan genel kural, şahsen ifa zorunluluğunun alacaklının menfaati olmadıkça, şahsen ifanın zorunlu olmamasıdır. Ancak TBK m.506 uyarınca vekil bizzat ifa edebilmeli veya işin gereği olarak yardımcı kullanabilmelidir.

Şahsen ifa iki istisna getirmektedir;

a)     Vekilin başkasına yetkiyi vermesi (tevkil)

b)     Durumu zorunlu kılması

TBK m.507 uyarınca, vekil yetkisi dışına çıkarak işi başkasına gördürdüğünde, onun fiilinden kendisi yapmış gibi sorumlu olmaktadır.

Müvekkilin İradesine ve Talimatlarına Uygun Davranma

Vekil, vekâlet verenin açık talimatına uymakla yükümlüdür. Ancak, vekâlet verenden izin alma imkânı bulunmadığında, durumu bilseydi onun da izin vereceği açık olan hâllerde, vekil talimattan ayrılabilecektir. Bunun dışındaki durumlarda vekil, talimattan ayrılırsa, bundan doğan zararı karşılamadıkça işi görmüş olsa bile, vekâlet borcunu ifa etmiş olmamaktadır.

Sadakat Borcu  

TBK m.506 uyarınca, “Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir.

Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.

Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır” hükmü şahsen ifa, sadakat ve özen göstermeyi düzenlemektedir.

Sadakat yükümlülüğü doğrultusunda vekâlet verene ilişkin bazı bilgilere ortak olabilmektedir. Yani sözleşme sona erse bile, sadakat yükümlülüğünü devam etmektedir.

d) Aldıklarını Geri Verme Borcu

e) Hesap ve Bilgi Verme Borcu

TBK m.508 uyarınca, “Vekil, vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene vermekle yükümlüdür.

Vekil, vekâlet verene tesliminde geciktiği paranın faizini de ödemekle yükümlüdür” hükmü hesap vermeyi düzenlemektedir.

2- Vekalet Verenin Borçları

TBK m.510 uyarınca, “Vekâlet veren, vekâletin gereği gibi ifası için vekilin yaptığı giderleri ve verdiği avansları faiziyle birlikte ödemek ve yüklendiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlüdür.

Vekil, vekâletin ifası sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini vekâlet verenden isteyebilir. Ancak vekâlet veren, kusuru bulunmadığını ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir” hükmü vekalet verenin borçlarını düzenlemektedir.

Vekalet verenin sözleşmede kararlaştırılmışsa veya teamül gerektiriyorsa “ücret ödeme” yükümlülüğü bulunmaktadır. İşin görülmesinde eğer vekil zarar gördüyse, vekalet verenden bunu tarafların kusur oranına göre TBK m.510 uyarınca isteyebilmektedir.

TBK m.511 uyarınca, “Bir kişiye birlikte vekâlet verenler, vekile karşı müteselsil olarak sorumludurlar. Vekâleti birlikte üstlenenler, vekâletin ifasından müteselsil olarak sorumludurlar ve yetkilerini başkalarına devir hakları olmadıkça, vekâlet vereni, ancak birlikte yaptıkları fiil ve işlemleriyle borç altına sokabilirler” hükmü birlikte vekâlet verenlerin ve birlikte vekillerin sorumluluğunu düzenlemektedir.

Vekalet Sözleşmesinin Sona Ermesi 

1-     Borç ifa edilirse,

2-     Tek taraflı sona erdirme halinde,

3-     Ölüm, ehliyetini kaybetme ve iflas halinde sona ermektedir.

Vekâlet sözleşmesi, her zaman istifayla, azille sona erdiği gibi, her iki taraf için de ölüm, ehliyet kaybı ve iflas halleriyle de sona ermektedir. Ancak aksi kararlaştırılabilmektedir.

Taraflar bir nedene dayandırmadan da sözleşmeyi sona erdirebilirler. Ancak bu beyanın karsı tarafa ulaiması gerekmektedir.

TBK m.512 uyarınca, “Vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir. Ancak, uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür” hükmü tek taraflı sona erdirmeyi düzenlemektedir.

TBK m.513 uyarınca, “Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur. Bu hüküm, taraflardan birinin tüzel kişi olması durumunda, bu tüzel kişiliğin sona ermesinde de uygulanır.

Vekâletin sona ermesi vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, vekâlet veren veya mirasçısı ya da temsilcisi, işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar, vekil veya mirasçısı ya da temsilcisi, vekâleti ifaya devam etmekle yükümlüdür” hükmü ölüm, ehliyetin kaybedilmesi ve iflas halinde vekalet sözleşmesinin sona ereceğinden bahsetmektedir.

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı ÖzEr Avukatlık Bürosu’na aittir. Tüm içerik ve makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı ve zaman damgalıdır. Sitemizdeki içeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.